(6183 S. K. m. 62)
Dava: 3.6.2009 tarihinde Kurumca alacak miktarından fazla yapılan haciz işleminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı sebeplerle davanın reddine dair hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.10.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına vekili, karşı taraf adına vekili geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı şirketin Kuruma olan prim ve gecikme zamlarından dolayı 6183 Sayılı Kanun uyarınca muhtelif icra dosyalarıyla icra takipleri yapıldığı, bir kısım menkul ve gayrimenkuller üzerine haciz konulduğu, iş bu davayla davacının, menkul ve gayrimenkul hacizlerinin borcu karşılayacak miktarda olmasına karşın Kurumca yeniden menkul malların haczedildiğinden bahisle 3.6.2009 tarihli haciz işleminin iptaline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; menkul malların satışının talep edildiği ancak şirket ortaklarının satış günü yediemin olarak kendilerine teslim edilen malları satış mahalline getirmediği ve bu sebeple satışın gerçekleşmediği ayrıca davacı adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydına göre taşınmazlar üzerinde davalı haricinde bankaların ipotek kayıtlarının bulunduğu ve ipotek miktarlarının haciz ve taşınmazın keşifte belirlenen değerinden fazla olduğu ve taşınmazların ipotek bedelinden artan değerinin borcu karşılayacak miktarda olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Haciz icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 62. maddesinde; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya 3. şahıslar elindeki menkul malları, gayrimenkulleri, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarın tahsil dairesince haczolunacağını belirtilmiştir.
Yasanın açık hükmü karşısında; haczedilen menkul ve gayrimenkul malların değerinin tespiti yapılarak, davacının Kuruma olan borçları ve ferileri belirlenerek, gayrimenkuller üzerindeki ipotekler ile 22.10.2008 tarihinde haczedilen menkul malların borçlu şirkete Kurumca iade edildiği hususları da gözetilerek, haczedilen malların borç aslı ve ferilerini karşılayıp karşılamadığı yönünde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, denetime elverişli rapor alınmalı, davaya konu haciz işlemiyle borca yetecek miktardan fazla haciz yapılıp yapılmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece; yukarda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy