(5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 2, 3, 5, 6, 9, 10) (506 S. K. m. 79) (YHGK 06.02.2002 T. 2002/21-69 E. 2002/44 K.) (YHGK 14.02.2007 T. 2007/21-73 E. 2007/71 K.) (YHGK 28.03.2007 T. 2007/21-172 E. 2007/177 K.) (YHGK 24.03.2010 T. 2010/10-133 E. 2010/174 K.)
Dava: Davacı, 1.6.1996-8.2.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 Sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılması hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H
Ö
tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davanın yasal dayanağı, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 Sayılı Kanunun 2, 6, 9 ve 10. maddeleridir.
2926 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Mezkur Kanunun 3 üncü maddesinin b bendinde Tarımsal Faaliyette Bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmış, 5 inci maddenin 1 inci fıkrasında, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, 2 nci fıkrasında, sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca aynı Kanunun 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtlarıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu'na göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleriyle Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulaması ile, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kanıtlanması yönünde zirai kuruluşların kayıtları karine olarak kabul edilmektedir (Yargıtay H.G.K.nun 6.2.2002 gün ve 2002/21-69 E.-44 K., 3.7.2002 gün ve 2002/21-576 E.-584 K., 14.2.2007 gün ve 2007/21-73 E.-71 K., 28.3.2007 gün ve 2007/21-172 E., 2007/177 K.sayılı kararları). (H.G.K.nun 24.3.2010 gün 2010/10-133 E.-174 K. sayılı kararı)
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacının, Kurumca, 4.2.2011 tarihli talebine dayalı olarak 1.9.2003 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, ürettiği ürünlerin satış bedelinden Mayıs 1996'dan itibaren 2000 ve 2001 yılları haricinde 2010 yılına kadar prim tevkifatının bulunduğu, ziraat odası kaydının 25.1.2011 tarihinden itibaren mevcut olduğu, 2000 ve 2001 yıllarına ait tarımsal faaliyetin varlığına dair herhangi bir verinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 2000 ve 2001 yıllarına ait talep yönünden, yukarda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde, öncelikle, 2926 Sayılı Kanunun Tescilde esas alınacak belgeler başlığını taşıyan 10. maddesiyle yönetmeliğin 9 uncu maddesi kapsamında, ilgili meslek kuruluşları, tarım satış kooperatifleri ve birlikleri, tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri, tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankalardan, davacıya yönelik kayıtlar getirtilip, tarımsal amaçlı kredi kullanıp kullanmadığı araştırılmalı, çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu, tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığı zabıta marifetiyle araştırılmalı, hangi ürünleri, ne zamandan beri, nerede ve ne kadar ürettiği, nerelerde sattığı davacıdan sorulmalı, gerekirse köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi çalışmayı yakından bilebilecek durumdaki tanıkların bu konudaki bilgilerine başvurulmalı, ürün satışlarından prim tevkifatının yapılıp yapılmadığı ilgili kuruluşlardan araştırılarak, var ise traktörüne yönelik trafik kayıtları getirtilerek, davacının, 2000 ve 2001 yıllarına yönelik, 2926 Sayılı Yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu veya ürün bedelinden kesinti ya da prim ödemesi bulunup bulunmadığı araştırılarak, 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Kanunun 79/10 maddesine paralel, geçmişe yönelik hizmet tespiti davası açılması müessesesinin bulunmadığı göz önünde tutularak, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3) Kabule göre de; yargılama aşamasında, davacının, Kurumca 1.9.2003 tarihinden itibaren 2926 Sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edilmesi karşısında, 1.9.2003-8.2.2011 tarihleri arasındaki döneme yönelik talepler hakkında davanın konusunun kalmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy