(506 S. K. m. 53)
Dava: Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Alparslan Koçak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, görme kaybı bulunduğu gerekçesiyle, tahsis talebinde bulunduğu 16.5.2006 tarihinden itibaren, 506 Sayılı Kanunun 53 ve devamı maddeleri uyarınca maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davanın kabulüne ilişkin ilk karar. Dairemizin 8.12.2009 tarih 13910/18241 Sayılı ilamı ile; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişkinin 506 Sayılı Kanunun 109. maddesindeki prosedür çerçevesinde giderilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin Göz ve Nöroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan kurul tarafından tanzim edilen 30.7.2010 tarihli rapor hükme esas alınmış ise de; muayene bulguları sayılarak görsel işlev kaybının %53 olduğuna ilişkin belirlemelerle yetinilen söz konusu raporda, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde bir değerlendirme ve davacının çalışma güç kaybı oranına ilişkin bir tespit yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu sebeple Mahkemece, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğünün 10. Maddesinin Göz Hastalıkları ve Görme Arızalarına ilişkin B alt bendi de nazara alınarak, davacının arızasının çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş sayılmasını gerektirir düzeyde olup olmadığı hususunda anılan kuruldan ek rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy