(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 297) (6183 S. K. m. 58, 80)
Dava: Dava, prim ve idari para cezası tahakkukuna dair kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari para cezasına ilişkin talebin idari yargının görevli olması sebebiyle reddine, prim tahakkukuna ilişkin talebin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Somut olayda davacı, idari para cezalarının 7201 Sayılı Yasaya uygun olarak tebliğ edilmemesi sebebiyle iptaline, 1.666,56 TL prim tahakkuku işleminin iptaline, idari para cezalarının tahsiline yönelik olarak başlatılan 2007/15612-15613-15614. numaralı takiplerin ve ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiş, Mahkemece; idari para cezasına ilişkin talebin idari yargının görevli olması sebebiyle reddine, prim tahakkukuna ilişkin talebin esastan reddine karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir hükmü yer almaktadır.
İdari para cezasından kaynaklanan Kurum alacağının tahsili için düzenlenen 2007/15612-15613-15614 Sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin talepte uyuşmazlık, 6183 Sayılı Kanunun 58. maddesinden kaynaklanmaktadır. 506 Sayılı Kanunun 3917 Sayılı Kanun ile değişik 80. madde hükmüne göre, Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinin görevli bulunduğu hususu da gözetilerek, işin esasına girilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği halde, bu talep hakkında hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy