(1479 S. K. m. 79) (Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliği m. 9)
Dava: Dava, 20.4.1982-4.6.1996 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 1.2.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının 1479 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık tescili, 5.9.1981-6.6.1996 tarihleri arasındaki vergi mükellefiyetine dayanılarak 26.3.1999 tarihinde yapılmış, 14.2.2000 tarihindeki yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 20.4.1982 - 6.6.1996 tarihleri arası zorunlu, 26.3.1999-14.2.2000 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık süreleri gözetilerek Mart 2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış, 20.4.2003 tarihinde yapılan müfettiş incelemesi sonucunda; Delice Mal Müdürlüğünde tutulan kayıtların gerçeğe aykırı olduğu, kamu ciddiyetinden uzak tutulduğu gerekçesi iptali ile bağlanan yaşlılık aylığının iptaline karar verilmiş ve Kurum tarafından yapılan sağlık yardımları ile ödenen aylıkların tahsili talep edilmiştir.
Sigortalılığa dayanak alınabilecek vergi kaydı 5.9.1981-6.6.1996 tarihleri arasındaki dönemi kapsamakta olup, oda ve sicil kaydı bulunmayan davacının vergi dairesinde işe başladığına ve işi bıraktığına dair dilekçelerinin varlığı yanında, uyuşmazlık konusu dönem içinde kayda sebep olan faaliyetinin varlığı hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapılmamış olduğu ve resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçu sebebiyle yargılanması için davacı aleyhine açılan ceza davasının sonucunun beklenmediği anlaşılmakla, öncelikle, ceza davası sonucu beklenmeli, vergi kaydı kendi nam ve hesabına çalışmanın karinesini teşkil etmekte olup 1479 Sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılıkta esas, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma olduğundan davacının bu dönemde kendi nam ve hesabına kazanç temini için fiili çalışmasını sürdürüp sürdürmediğinin, bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin olarak tarafların göstereceği deliller yanında, vergi kaydına esas olan bakkallık faaliyetinin yapıldığı iddia edilen yere ilişkin elektrik, su abonman kayıtları, varsa, telefon kaydı gibi yazılı deliller araştırılarak faaliyete ilişkin çalışmaların fiili olup olmadığı araştırılmalı, fiili çalışmanın varlığı belirlenemediği, takdirde davacının prim ödemeye başladığı 26.4.1999 tarihi yazılı talep olmasa bile isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçeceğinden, yine, isteğe bağlı sigortalılıkta ayı içinde primi ödenmeyen sürelere ait prim ve her türlü borçların ödenmesi halinde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesinin 1479 Sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığı düzenleyen 79. maddesi ile Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 9/b maddesi hükmü gereği bulunması karşısında ödenen primlerin karşılığı sürenin 1479 Sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 23.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy