(1086 S. K. m. 409)
Dava: Dava, davacının 18.7.1985 tarihinden itibaren 1479 Sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz tarihinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 18.7.1985 tarihinden itibaren Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 22.2.2010 tarih ve 7004/2185 Sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma sonrası duruşma gününü belirtir davetiye davacı vekiline adresten ayrılması sebebiyle tebliğ imkansızlığı sebebiyle iade edilmiş, davalı Kurum 10.6.2010 tarihli duruşmaya katılarak davayı takip etmediğini bildirmiştir. Mahkemece, davacının 10.6.2010 tarihli oturuma gelmemesi, davalı Kurumun ise davayı izlememesi sebebiyle dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 13.9.2010 tarihinde ise üç ay içinde yenilenmeyen davanın 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
H.U.M.K.nun 409/1 ve 5. maddelerine göre, oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Somut olayda, bozma sonrası duruşma tarihi davacı vekiline tebliğ edilememiş olup, davanın takip edilmediğinden bahsedilemez. Mahkemece, davacı vekilinin adresinin uyaptan veya aynı bina içinde bulunan Baro Başkanlığından araştırılarak duruşma gününün tebliğ edilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın izlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılmasına ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 28.2.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy