(506 S. K. m. 61) (5510 S. K. m. 29) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Dava, yaşlılık aylıklarının eksik hesaplandığı iddiasıyla yeniden hesaplanması ve fark yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 13.03.1974 - 01.10.1999 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı, 1999 yılında yaşlılık aylığı bağlandığı, aylığa esas göstergesinin 9925, aylık bağlama oranının ise 65 olduğu, gerek 4447 sayılı gerekse 5510 sayılı Kanunlarla aylık hesaplama usullerinin değiştirildiği, 2000 - 2010 tarihleri arasında geçen süre için büyüme-gelişme oranlarının aylığına yansıtılması gerektiği iddiasıyla fark aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; mahkemece birinci celsede davacının gelmemesi, mazeret bildirmemesi, davalı Kurum vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini beyan etmesi üzerine dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği üç aylık süre içinde yenilenmediği için 11.11.2010 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflara usulüne uygun davetiye çıkarılması ve duruşmalarda yeni duruşma gün ve saatinin hazır bulunan taraflara tefhim edilmesi, tarafların duruşmada hazır bulunarak savunma yapabilmeleri için yasal bir zorunluluktur.
Her ne kadar tensip tutanağı ile davacıya, duruşma gününü bildirir tebligat çıkarılmasına karar verilmiş ve birinci celsede davacıya duruşma günü ve saatinin tebliğ edildiği ancak mazeretsiz olarak gelmediğinden bahisle karar tesis edilmiş ise de; dosyada mevcut tebligat mazbatalarından, davacının dilekçesinde belirttiği adrese gönderilmesi gereken duruşma gün ve saatini belirtir davetiyenin sehven ikinci kez davalı Kuruma gönderildiği ve davacının duruşmaya katılamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacıya yeniden duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapılması ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olmayan işlemden kaldırılması kararına dayalı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy