(2926 S. K. m. 2, 3) (YHGK 14.02.2007 T. 2007/21-73 E. 2007/71 K.)
Dava: Dava, çakışan 506 Sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalar dışlanmak suretiyle 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Alparslan Koçak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 1.2.1986 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetinin devam ettiği iddiasıyla, çakışan 506 Sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları dışlanmak suretiyle 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 8.9.2006 tarihine kadar devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, davanın kabulüne ilişkin ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüyle davacının 20.9.2002-31.1.2005 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Kanunun 2. maddesindeki ...diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olamayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar düzenlemesi gereği tescil ya da tevkifata dayalı olarak başlayan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devamı sürecinde devreye giren başka bir zorunlu sigortalılık sebebiyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığı sona ermektedir. Söz konusu zorunlu sigortalılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.2.2007 gün 2007/21-73-71 Sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, makul kısa süreyi aşmıyor ise sigortalılığın devam ettiğinin kabulü gerekmektedir. Ancak bu durum çakışan zorunlu sigortalılık sonrasında tarımsal faaliyetin 2926 Sayılı Kanunun 3'üncü maddesi anlamında devam ettiğinin anlaşılması halinde mümkündür. Nitekim, davacının 506 Sayılı Kanun kapsamındaki bir kısım çalışmalarının sona erdiği 1.4.1986 ile 19.9.2002 tarihleri arasında tarımsal faaliyetinin devam ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından bu dönem yönünden, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Her ne kadar; davacının, 20.9.2002 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydı ve aynı yıl başlayan Doğrudan Gelir Desteği ödemeleri var ise de; anılan süreler arasında kesintiye uğrayan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlatılabilmesi için yeniden tescil, teslim edilen ürün bedellerinden prim tevkifatı ve prim ödemesi gerekmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının yeniden tescilinin 1.2.2005 tarihinde yapıldığı, herhangi bir prim ödemesi bulunmadığı anlaşıldığından; davacının teslim ettiği ürün bedellerinden yapılmış herhangi bir prim tevkifatı bulunup bulunmadığı araştırılarak, buna ilişkin belgeler celp edilmeli, ilgili kişi ve kurumlardan sorulmalı, herhangi bir tevkifata rastlanmaması halinde kabule konu 20.9.2002 - 31.1.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden de davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 03.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy