(5510 S. K. m. 7) (506 S. K. m. 79, Geç. m. 20) (2926 S. K. m. 2, 3, 5, 9)
Dava: Dava, davacının 1.4.1994-1.8.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Meral Yıldırım tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 Sayılı Kanunlar ile 506 Sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 2926 ve 1479 Sayılı Kanunlar olduğu kabul edilmelidir.
2926 Sayılı Kanunun 3. ve bu yasanın uygulanma usul ve esasları hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesine göre tarımsal faaliyet, gerek kendi mülkünde, gerek ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse kamuya ait yerlerde yapılabilir. Anılan Yasanın Tescilde esas alınacak belgeler başlığını taşıyan 10. maddesiyle yönetmeliğin 9. maddesine göre ise; sigortalıları kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile ayrıca diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, yasayla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri üretim kooperatifleri ile birliğin (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınmaktadır.
2926 Sayılı Kanunun 5. maddesi hükmüne göre, Yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı gibi 9. madde ile de, bu Kanun kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re'sen yapılması emredilmiştir. Bu çerçevede, 2926 sayılı, Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 36. maddesiyle 4956 Sayılı Kanunun 27. maddesiyle 1479 Sayılı Kanunun primlerin ödenmesi başlığını taşıyan 53. maddesinde getirilen hükmü, ... Kurumun... prim alacakları Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.
Dosya kapsamına göre ise, Acıpayam Tütün İşl. Müdürlüğü'nün tevkifat listesine göre, davacıdan, Tekel'e teslim ettiği tütün ürününden dolayı, 11.3.1994 tarihinde prim tevkifatı yapıldığı, sonraki yıllarda ise, 1995 ve 2003 ve 2004 yıllarında ürün teslimi olduğu görülüyor ise de, davacının sunduğu müstahsil makbuzları ile çelişki bulunduğundan, bu kez Tütün ve Tütün Mam. Tuz ve Alkol İşl Gen. Müd. ise davacının tevkifatına ilişkin belge bulunmadığını bildirmiştir.
Davacının ayrıca 2003'den devam eden ziraat odası kaydının varlığı ve 2002-2003 ve 2004 yılları arasında çiftçi kayıt sisteminde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle, prim tevkifatının yapıldığına ilişkin müstahsil makbuzunda prim kesintisi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, müstahsil makbuzları eklenmek suretiyle tevkifata ilişkin belgeler Tekelden ve S.G.K.İl Müd'den sorulmalı, tevkifatın yapıldığı tarih tereddütsüz belirlenmeli, aksi takdirde, 2926 Sayılı Kanunun 5. maddesine göre, 7. maddede öngörülen sürede Kuruma kayıt ve tescil yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil ile başlayacak olması, aksine durumlarda ve özellikle teslim edilen ürün bedellerinden Bağ-Kur prim tevkifatı yapılmamış ise, bu durumda olanlar açısından anılan manada bir tescilin gerçekleşmiş olduğundan söz edilemeyeceği, bu gibilerin salt tarımsal faaliyetin süregeldiğinden bahisle geriye dönük olarak sigortalılık tescili yapılamayacağı, zira, 1479 Sayılı Esnaf Bağ-Kur ve 2926 Sayılı Tarım Bağ-Kur Yasalarında 506 Sayılı Kanunun 79. maddesine mümas herhangi bir düzenleme bulunmadığı gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
2926 Sayılı Kanunun 2. maddesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması koşulu 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. Bu bakımdan davacının dava edilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetinin süregeldiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, özellikle de Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karine sayılan ve Kanunun 10. maddesinde öngörülen kayıtlardan Ziraat Odası kaydı, tarım kredi kooperatifi ile Ziraat Bankası kayıtları gibi kayıtların başlangıçları, bitmişse bitiş tarihleri ve prim kesintisi yapılmayan ürün teslimatlarına ilişkin belgelerdeki kayıtlar dikkate alınmalı, ancak kayıtların tek başlarına tarımsal faaliyetin sürekli olduğunu kabule yeterli olmadığı gözetilmelidir.
Açıklanan hukuki ve maddi durumlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy