(506 S. K. m. 26, 87)
Dava: Dava, işkazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalı Ş. A.'ın hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan 506 sayılı Kanun'un 26 ve 87'nci maddeleri uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiş, davanın kabulüne ilişkin ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş ise de; uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece, davalı Dinçerler Madencilik Ltd. Şti. nin asıl işveren olup olmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan farklı zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının işvereni K. Y.'ın ve davalı şirketin faaliyet alanlarının farklı olduğu varsayımından yola çıkarak davalı şirketin asıl işveren olmadığını kabul eden bilirkişi kusur raporları esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu nedenle; Kurum kayıtlarının araştırılması suretiyle iş kazasının meydana geldiği işyerlerine ait işverenler ve Kurum nezdindeki işyeri kayıtları, tüm taşeronluk sözleşmeleri getirtilerek, Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2006 gün 153/20 sayılı ceza davasında kusur atfı ile sorumlu tutulan N. D.'in şirketle olan hukuki ilişkisi belirlenerek hangi sıfatla sorumlu tutulduğu, davalıların aralarında 87'nci madde kapsamında taşeron - asıl işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı ve bu bağlamda hukuki statüleri tespit edilmeli, buna göre davalı Dinçerler Madencilik Ltd. Şti nin işveren sıfatıyla sorumluluğu irdelenmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy