(5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 2, 5, 6, 7, 9, 10)
Dava: Davacı, ilk prim tevkifatına istinaden 1994 tarihinden itibaren 1479 Sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık tescil tarihi olan 25.07.2007 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Y. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükümün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davanın yasal dayanağı, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 Sayılı Kanunun 2, 6, 9 ve 10. maddeleridir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.07.2000-25.07.2007 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Mahkemenin kabulüne karar verdiği 01.07.2000-25.07.2007 tarihleri arasında sigortalılığın tespiti isabetli ise de, reddedilen dönem bakımından mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
1994-2007 tarihleri arasında doğrudan gelir desteği alan ve çiftçi kayıt sistemine dahil bulunan davacının, 31.08.2002 tarihinden itibaren devam edegelen Ziraat Odasına üyelik kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır.
B... Tütün İşletme Müdürlüğü'nün gönderdiği tevkifat listesine göre, davacının 1998 yılından itibaren 2002 yılı dahil olmak üzere her yıl özel tütün şirketlerine tütün teslim ettiği, ilk prim tevkifatının ise, 1994 yılında R... firmasınca yapıldığı anlaşılmakla birlikte. Mahkeme tarafından Kuruma intikal eden listelerdeki satıcı ile davacının baba adı ve doğum tarihlerinin farklı olması nedeniyle, bu tevkifatın davacıya ait olmadığına karar verilmiştir.
Ne var ki, tevkifat listesinde kayıt altına alınan kimlik bilgileriyle uyumlu bir başka kişinin bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulmalı, zabıta marifetiyle aynı köyde bu isimde farklı bir kişinin olup olmadığı tespit edilmeli, gerekirse tanık beyanlarına da başvurularak, şayet var ise, ürün tesliminin kim tarafından yapıldığı araştırılmalı, tevkifat belgesinin aidiyeti şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
1994 yılındaki tevkifatın davacıya ait olmadığı tespit edildiği ve başkaca da tevkifatı saptanamadığı takdirde, 2926 Sayılı Kanunun 5. maddesine göre, 7. maddede öngörülen sürede Kuruma kayıt ve tescil yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil ile başlayacak olması, aksine durumlarda ve özellikle teslim edilen ürün bedellerinden Bağ-Kur prim tevkifatı yapılmamış ise, bu durumda olanlar açısından anılan manada bir tescilin gerçekleşmiş olduğundan söz edilemeyeceği, bu gibilerin salt tarımsal faaliyetin süregeldiğinden bahisle geriye dönük olarak sigortalılık tescili yapılamayacağından şimdi olduğu gibi davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy