(1086 S. K. m. 185, 388, 389, 409) (5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 5)
Dava: Davacı, 21.5.1987 intikal tarihli bildirge ile 1.6.1987 tarihinden başlayan 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının çakışan kısa süreli 506 Sayılı Kanun kapsamında sigortalı süreleri dışlanmak suretiyle 4.8.1991 tarihine kadar devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece, davacı vekilinin ...Kurumun idari yönden verdiği hizmet süresini kabul ettikleri... bunun dışındaki taleplerinden vazgeçtikleri... beyanı üzerine, hangi sürelere ilişkin olduğu belirtilmeksizin, davanın kısmen konusuz kaldığı kabulüyle karar verilmesine yer olmadığına, kısmen vazgeçme sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) H.U.M.K.nun 388 ve 389'uncu maddeleri uyarınca; iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebi ile hükmün sonucunun kararda yer alması ve taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların birer birer, şüphe ve tereddüde mahal bırakmayacak şekilde hüküm fıkrasında gösterilmesi zorunlu olduğundan, davanın hangi süreleri yönünden konusuz kaldığı, hangi süreler yönünden reddedildiği hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir.
2) Davanın yasal dayanağı 5510 Sayılı Kanunun geçici 7/1'nci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 2926 Sayılı Kanun olup; 2926 Sayılı Kanunun 5'inci maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Kişi ve sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, Kanun gereği kendiliğinden meydana gelen statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından feragat mümkün olmadığından, feragat sebebiyle davanın reddine karar verilemez. Hal böyle olunca, davacı tespit davasından feragat edemeyeceğine göre, davasını geri alabilir. Başka bir anlatımla ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak davanın takibinden vazgeçebilir veya Kanunun 409'uncu maddesi hükmü gereğince davayı takip etmeyerek yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucunu elde edebilir.
Bu nedenle; inceleme konusu davada mahkemece, davadan vazgeçilemeyeceği davacıya bildirilmeli, feragat beyanının H.U.M.K.nun 185 veya 409'ncu maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendisine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde, duruma göre 185 veya 409'ncu maddesinde öngörülen prosedür işletilmeli, aksi durumda ise elde edilecek sonuca göre davaya konu istem hakkında karar verilmelidir.
3) Davanın konusuz kaldığından bahsedilebilmesi için, davaya konu uyuşmazlığın ortadan kalkması, başka bir anlatımla; her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olması gerekir. Bu nedenle; davacının yargılama sırasında tesis edilen işlemle talebine konu sürelerin ne kadarında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği anlaşılamadığından, davacının tescil tarihi ile davalı Kurumun kabulünde olan sigortalılık süresi tespit edilerek, sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 23.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy