(5510 S. K. Geç. m. 7) (506 S. K. m. 79)
Dava ve Karar: Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmünde Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı, 2.9.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8.6.1949 tarihli ve 5434 Sayılı Kanunlar ile 17.7.1964 tarihli ve 506 Sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağının 506 Sayılı Kanunun 79/10 maddesi olduğu kabul edilmelidir.
Davacı, davalıya ait işyerinde 12.1.2000-10.4.2001 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespitini istemiş verilen ilk hüküm Dairemizce ilamda belirtilen sebeplerle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın, bozma ilamında belirtilen hususlar yeterince araştırılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, komşu işyeri araştırması yapıldığı, dinlenen komşu işyeri tanıkları davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olmadıklarını beyan ettikleri, işçi alacakları dosyasının getirtildiği, anılan dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, işçi alacakları dosyasında dinlenen tanık H. Ö.'ın beyanında çalışmayı doğrulamışsa da, bozma ilamında bu tanığın beyanının yeterli görülmemesi sebebiyle 28.6.2000-15.3.2001 dönemine ilişkin çalışma tescil edildiğinden bu döneme ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu sebebiyle, diğer dönemlere ilişkin talebin ise sübut bulmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, bozma ilamında belirtilmesine rağmen dönem bordrolarının Kurum'dan celbedilmediği, işçi alacakları dosyasında dinlenen tanıklar H. Ö. ve H. Y.'ın görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, belirtilen tanıkların davalı işyerinde çalıştıklarını gösterir dayanak kayıtlarının da getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında mahkemece yapılacak iş, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin dönem bordrolarının celbi ile resen tespit edilecek tanıkların beyanlarına başvurulması, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 23.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy