(3320 S. K. m. 5) (818 S. K. m. 132)
Dava: Dava, konut edindirme yardımından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Konut edindirme yardımı yapılmasını öngören hukuki ilişkinin borçlusu işveren olup; hesapta biriken yardım tutarı ve getirisinin dağıtımıyla hesabın tasfiyesinden sorumlu kuruluş ise, Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi olup; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, borç ilişkisinden doğan edimi ifayla yükümlü, kendisinden edimin ifası istenen kişi konumunda bulunmayıp; yardımların tahsil ve ilgili hesaba aktarılması konusuyla görevli bulunmaktadır. Kuruma verilen görev ve yetki, müteselsil borçluluğu gerektirir bir düzenlemeden kaynaklanmamakta; Kurumun, kanundan kaynaklanan tahsil yükümlülüğü gereğince işverenden tahsil ettiği tutarı, bankadaki hesaba yatırma görevi mevcuttur. Tahsil edilen tutarın bankaya yatırılmaması halinde ise, Kurum sebepsiz zenginleşen konumunda tahsil edilen miktar bakımından hukuken sorumlu olabilmektedir.
Davacının çalıştığı dönemdeki işçi sayısı nedeniyle, konut edindirme yardımı tahakkuku ve bildirimi yapılmadığının davalı işveren tarafından yargılama sürecinde belirtilmiş olması karşısında, "SGK nezdinde davacının konut edindirme yardımına dair bir alacağın bulunmadığı, kesintinin yapılmayıp bildirimde bulunulmamasından SGK'nın sorumlu tutulamayıp kendisinden istenemeyeceği, bu haliyle davalı SGK yönünden taraf sıfatı bulunmadığı," yönündeki mahkeme yaklaşımında aykırılık bulunmadığından; hükmün, Sosyal Güvenlik Kurumu hakkındaki davanın reddine dair bölümünün ONANMASINA;
2- Davalı Akdağmadeni Belediye Başkanlığı hakkındaki dava, mülga 3320 s. kanuna göre konut edindirme kesintilerini ve kanunun yürürlüğünün 31.12.1995 yılında sona erip davacının bu süre zarfında çalışmış olduğu davalı Belediye'nin kesintileri yapmamış ve yatırılmamış olmasından kaynaklanan konut edindirme yardımı kapsamındaki alacağını beş yıllık işçi alacaklarına dair zamanaşımı süresi içerisinde istemesi gerektiği, 1995 yılı itibariyle alacağı muaccel olup bu zamanaşımı süresi içerisinde bu alacağını davalı Belediye'den istememiş bulunduğu, davalı Belediye vekilinin zamanaşımı def'inde bulunduğu, davacının davalı işyerinde çalışmaya devam etmiş olmasının zamanaşımı süresini kesmeyeceği, zira B.K.132/4 maddesinin hizmetçi olarak çalışanlara dair olup diğer işçi alacaklarında zamanaşımının işlemesinin durmayacağı, bu haliyle alacağın zamanaşımına uğramış bulunduğu, gerekçesiyle reddedilmiştir.
3320 sayılı, Memurlar ve İşçilerle Bunların Emeklilerine Konut Edindirme Yardımı Yapılması Hakkında Kanun'un 5 inci maddesi, konut edinmede kullanım alanı 75 m²'yi geçmemek kaydiyle ancak 60 m²'lik kısmı için aynı Kanunun 3 üncü maddesindeki miktar ve süre üzerinden yardım yapılmasını öngörmüşken; 26.11.1999 tarih, 588 Sayılı Konut Edindirme Yardımı Hesaplarının Tasfiyesine Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 4 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ve konut edindirme yardımı hesaplarının tasfiyesi yönünde düzenleme getiren Kanun Hükmünde Kararname, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı oluşturulması sebebiyle Emlak Konut Anonim Şirketinin konut edindirme yardımı hesabı karşılığına tekabül eden hisseleri, konut edindirme yardımı hak sahiplerine başvuruları üzerine payları oranında hisse senedi olarak verilir.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasına dair gerekli düzenlemeleri yapmaya Bakanlar kurulu yetkilidir. Düzenlemesine yer vermiş; anılan Kanun Hükmünde Kararnameyi yürürlükten kaldıran 22.05.2007 tarih, 5664 Sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun ise, tasfiye edilen hesaptan alacağı bulunan haksahiplerinin belirlenmesi ve ilanı konusunda düzenlemeler öngörmüştür.
Davacının haksahibi sıfatıyla konut edindirme yardımı tutarının ödenmesini talep hakkı, 5664 Sayılı Kanunun içerdiği düzenlemeyle gerçekleşmiş olup; anılan tarih öncesinde konut edinme koşuluna bağlı yardım yapılması olanağı öngören 3320 Sayılı Kanun düzenlemesinden hareketle, hakkın zamanaşımına uğradığı sonucuna varma olanağı yoktur.
Davacının istemi konusunda 5664 Sayılı Kanunun öngördüğü düzenleme ve yöntem uyarınca yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gereği gözetilmeksizin, yazılı gerekçelerle karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy