(506 S. K. m. 92)
Dava: Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamında belirtilen ve yapılması istenilen araştırma yapılmaksızın, eksik araştırma sonucu yapılan değerlendirmeye göre karar verilmiştir.
Davalı Kurum, davacıya 3810577776 Sayılı tahsis dosyasından vefat eden oğlu sebebiyle bağlanan ölüm aylığını 1.2.2004 tarihinden itibaren iptal etmiş ve fazla ödeme olarak kaydedilen, 1.2.2004-22.10.2007 arasındaki aylıklar toplamı olan 9.995,37 TL.nin iş kazası sebebiyle bağlanan ölüm gelirine dair tahsis dosyasından 23.12.2007 tarihi itibariyle kesmeye başlamıştır.
506 Sayılı Kanunun 92. maddesinde ... malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanında yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığında yarısı verilir... hükmü öngörülmüştür.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda; bozma ilamı çerçevesinde ve 506 Sayılı yasanın 92. maddesi göz önüne alınarak, davacıya bağlanan ölüm ve iş kazası sigorta kollarından gelir ve aylığının karşılaştırılarak, yüksek gelirin tümü, eksik olanında yarısı bağlanması gerektiğinden, aksine Kurum işleminin iptali ile, işleme konu 1.2.2004-22.10.2007 tarihleri arasındaki fazla ödenen aylıklar yönünden Kurumun istirdat hakkı olduğu gözetilerek davaya konu istem hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek; hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy