(506 S. K. m. 60, 79)
Dava ve Karar: Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, nizalı döneme ait bordronun Kuruma ulaştığının sabit olması halinde, aidiyete karar verilmesi gereği belirtilmiş olup, Kurum yazılarından, davacı hakkında ihtilaf konusu olan döneme ait dönem bordrolarının Kuruma ulaşmadığının anlaşılması karşısında, Kurum kayıtlarına geçmeyen çalışmaların aidiyetine karar verilemez.
Hal böyle olunca, eldeki davanın hizmet tespitine yönelik olduğu, davanın yasal dayanağının 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesi olduğu, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu sebeple de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de gözönünde bulundurularak, aidiyetine karar verilecek Kurum kayıtlarına geçen çalışmanın bulunmadığı nazara alınarak, ayrıca, anılan Yasanın 60/G maddesinde, bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir hükmü de gözetilerek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy