(1479 S. K. m. 24, 25)
Dava: Dava, davacının yaşlılık aylığını başlangıç itibarıyla iptal eden Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ve Kuruma yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 08.02.1986 tarihi itibarıyla vergi kaydına dayalı olarak tescil edilmiş olup, 14.07.2009 tarihli tahsis talebine göre 23 yıl 5 ay 6 gün Bağ-Kur hizmeti ve 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması nazara alınarak 01.08.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
Vergi yoklama memurunun 18.09.2009 tarihli yoklama fişi ile, davacının Kaymaklı Kasabasındaki dönercilik işini 31.12.2006 tarihinde terk ettiğinin ve başkaca ticari faaliyetinin bulunmadığının tespiti üzerine, Bağ-Kur hizmetlerinin yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olmadığından yaşlılık aylığı başlangıç itibarıyla iptal edilerek, yersiz ödenen aylıkların kuruma iadesi istenilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından bulunan 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi hükmüne göre; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar anılan kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olup, aynı Kanunun 25. maddesinin (a) ve (b) bendlerinde gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların Esnaf ve Sanatkarlar sicilinden veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmekte ise de, gelir vergisi, meslek kuruluşu ve Esnaf ve Sanatkarlar sicili kayıtları, sigortalıların gerek kendi nam ve hesabına kazanç temini için bağımsız çalışmalarının varlığı ve başlangıcı gerekse sona erdiği tarih bakımından yasal karine teşkil etmekte olup, aksinin taraflarca ispatı mümkündür.
Somut olayda; davacının 31.12.2006 tarihi sonrası için kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasına ilişkin araştırma yetersizdir. Tanıklar, davacının lokantasının 2009 yılının sonuna kadar faal olduğunu ve burada yemek yediklerini belirtmiş olmakla, bu tarih sonrası Vergi Dairesine muhtasar beyanname ile ticari kazanç bildiriminde bulunup bulunmadığı, lokantasının kiralık veya kendi mülkü olmasına göre kira kontratı, elektrik su faturası vs, gibi lokantanın faal olduğuna ilişkin belgelerin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması isabetsizdir. Ayrıca davacının prim ödemeleri de gözetilerek isteğe bağlı sigortalı olabileceği hususu değerlendirilip, tahsis koşullarının bu çerçevede irdelenmesi gereğinin de nazara alınması gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy