(506 S. K. m. 78, 79) (5510 S. K. Geç. m. 7)
Dava: Dava, hizmet tespiti ve ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un geçici 7/1'inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun'un 79'uncu maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinilmesinin önüne geçilmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacılar, murisleri M. M.'nin davalı işverene ait fırın işyerinde 01.01.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak tam ve kesintisiz çalıştığının ve kendilerine ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı işveren murisin babası olup, davalı işveren tarafından bildirilmiş çalışması ya da davalı Kurum nezdinde sigortalılık kaydı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacılar murisinin çalışmasının gerçekliği ile yaptığı işin kapsam ve niteliği dinlenen tanık beyanlarıyla şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmiş değildir. Bu nedenle; yargılama sırasında dinlenen her iki tanığın da murisin şoför olarak çalıştığı yönündeki beyanları nazara alınarak, öncelikle, işyerinde servis ve dağıtım işlerinde kullanılan araç ve murisin bu aracı kullanmak için gerekli ve uygun sürücü belgesi bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler ve özellikle murisin servis ve teslimat yaptığı işveren ya da iş ilişkisi içinde oldukları kişiler saptanarak re'sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
2- Kabule göre; davacılara ölüm aylığı tahsisinde, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı, talep tarihindeki Kurum kayıtlarına göre belirlenmektedir. 506 sayılı Kanun'un 79'uncu maddesinde; Yönetmelikte tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. hükmü öngörülmüş olup, mahkeme kararıyla tespit edilen günlere ilişkin primleri ödeme yükümü işverene, tahsil yükümü ise Kuruma aittir. Tespite konu hizmetlere ilişkin prim borcunun ödenip ödenmediğine bakılmaksızın hizmet tespiti kararıyla kazanılan gün sayısı, ancak hizmet tespitine ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra Kurum yönünden bağlayıcılık kazanır. Bu nedenle; hizmet tespitine ilişkin karar kesinleşmeden, hizmet tespitiyle kazanılan gün sayısı eklenmek suretiyle bulunan gün sayısı üzerinden ölüm aylığına hak kazanıldığının tespitine karar verilemeyeceği hususu, bozma üzerine yürütülecek yargılamada nazara alınmalıdır.
Anılan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy