(1136 S. K. m. 38) (506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, Mart 1995-1996 arası dönemde davalı S. Y.'a ait işyerinde, 1996-Mart 2004 arası dönemde davalı şirkete ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. 1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 38 inci maddesi; avukatın, aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olması halinde, teklifi reddetmek zorunda olduğunu, bu zorunluluğunun, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsayacağı yönünde bir düzenlemeyi içermektedir. Somut olayda, davacı tarafından, Avukat R. U. Ş. ve avukat H. E.'in birlikte ve ayrı ayrı vekil tayin edildiği, dava dilekçesinde her iki avukatın da ismi olup imzanın avukat R. U. Ş. tarafından imzalandığı, 13.12.2004 tarihli birleştirme talepli dilekçeyle 3.2.2005 tarihli delil listesine dair dilekçenin ise davacı adına hareket eden avukat H. E. tarafından bizzat imzalandığı, yine avukat H. E. tarafından davacı adına Avukat Y. B.'e, Avukat D. D.'ya, Avukat H. S.'e yetki verildiği ve anılan avukatlar tarafından düzenlenen beyan dilekçelerinin de yine Avukat H. E. tarafından imzalandığı, öte yandan; davalı S.'le davalı şirket tarafından dahi birlikte ve ayrı ayrı olmak üzere avukat H. E., Avukat A. Ü., Avukat D. Ü.'in vekil tayin edildiği, davaya cevap dilekçesinin Avukat H. E. ismiyle düzenlenip imzalanmakla birlikte anılan avukatın aynı zamanda davacı avukatı olarak da ismine yer verildiği, aynı şekilde 8.4.2005 ve 3.5.2006 tarihli delil ve tanık listesine dair dilekçelerin avukat H. E. tarafından düzenlendiği, diğer taraftan, Avukat H. E. tarafından her iki davalı adına Avukat B. E. P.'e yetki verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, Avukatlık Yasasının 38 inci maddesi de gözetilerek öncelikle temsil durumuna dair noksanlık giderilip, tarafların bizzat ya da vekaleten ileri sürecekleri iddia ve savunmalarıyla bildirecekleri deliller tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Bozmanın niteliğine göre, şimdilik sair hususların incelenmesine gerek duyulmamıştır. Kuşkusuz, davaya vekalet dava şartı olup anılan noksanlığın hükmü temyiz etmemiş olan taraflar yönünden dahi sonuç doğurmayacağının kabulü gerekir.
O halde; davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan S... Tur. İşi. İnş. Eğt. San. Tic. Ltd. Şti ve S. Y.'a iadesine, 01.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy