(1479 S. K. m. 28, 29, 31)
Dava: Dava, 24.2.2005 tarihi itibariyle maluliyet aylığına hak kazanıldığının tespiti ile aylıkların yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı, 1479 Sayılı Kanunun 28 ve 29. maddeleri olup, anılan Kanunun 28. maddesine göre, Bu kanunun uygulanmasında, çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır. ve 29. maddedeki koşulların gerçekleşmesi halinde de, kendisine malullük aylığı bağlanır. Öte yandan. 28. maddenin 2. fıkrasında ise, Sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık ve arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı bu hastalık veya arızası sebebiyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz. hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamına göre; davacının, 8.6.1995-31.10.1998 ve 14.6.1999-tahsis talep tarihi 24.2.2005 arası dönemde beş yıldan fazla hizmeti olup, Kurumca, tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun bulunmadığının bildirildiği, 24.2.2005 tarihli maluliyet aylığı tahsis talebi üzerine düzenlenen Kırklareli Devlet Hastanesinin 8.3.2005 tarihli sağlık kurulu raporunda Multiple Skleroz tanısı konularak çalışma gücünün 2/3'ünün kaybedildiği ve hastalığın Bağ-Kur'a giriş tarihi olan 7.6.1995 öncesi dönemde başladığının belirtildiği, bunun üzerine, 24.2.2005 tarihli tahsis talebinin, 1479 Sayılı Kanunun 28/2. maddesine göre, Kurumca reddedildiği; mahkemece, alınan Yüksek Sağlık Kurulu raporunda da 1479 Sayılı Kanunun 28/2. maddesine göre, davacının, malullük sigortası yardımlarından yararlanamayacağının belirtildiği, 10.2.2010 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise, hastalığın 20.12.1993 tarihli ilk muayene bulgularında mevcut olmakla birlikte kas gücünün 4-5/5 düzeyinde olduğundan 2/3 oranında çalışma gücü kaybının söz konusu olmadığı ancak, Trakya Üniversitesinin 1.2.2001 tarihli raporunda. Parapleji saptanmakla bu tarih itibariyle malul bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunu esas alarak, aksine Kurum işleminin iptali ile, davacının 1.2.2001 tarihinden itibaren malul olduğuna ve 24.2.2005 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanarak ödenmeyen aylıkların dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli olmayıp, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasındaki açık çelişki giderilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz görülmüştür. Diğer taraftan, aylık başlangıcına dair 1479 Sayılı Kanunun 31. maddesinde öngörülen düzenleme göz ardı edilerek tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlanmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınıp, yukarda belirtilen ilke ve esaslar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan sebeplerle tesis edilen hükmün BOZULMASINA, 24.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy