(5510 S. K. Geç. m. 7) (506 S. K. m. 6, 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 2.11.1996-15.6.2001 tarihleri arasında geçen hizmetlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Davanın yasal dayanağı, 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren (işyerinden ayrıldıkları yılın sonundan itibaren) 5 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeye başvurarak dava açtıkları ve iddialarını kanıtladıkları takdirde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları sigortalı hizmet olarak değerlendirilir.
Mahkemece; davacının 2.12.1996-15.6.2001 tarihleri arasında aralıksız çalışmanın tespitine karar verilmiştir. Dava konusu somut olayda; davacı hakkında davalıya ait 564328 sicil numaralı işyerinden 2.12.1996-31.10.1998 tarihleri arasında 690 günlük çalışmanın bildirildiği, 22.12.1999-30.12.1999 tarihleri arasında 8 gün İ. Ç.'a ait 11032606 sicil numaralı inşaat işyerinde çalıştığının anlaşılması karşısında, davalıya ait işyerinden ayrıldığı 15.6.2001 tarihinden itibaren 506 Sayılı Kanunun 79. maddesinde belirtilen beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmamış olması sebebiyle 1.1.2000-15.6.2001 tarihleri arasındaki davalı işverene ait işyerindeki çalışmaların hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu sürenin dahi kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
2- 506 Sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu sebeple özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece; bildirilen süreler hariç olmak üzere hak düşürücü süreye uğramayan 1.11.1998-21.12.1999 tarihleri arasındaki çalışmanın tespitine karar verilmiş ise de; yapılan incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordroları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalı tarafından hata - hile - ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı, davaya konu dönemde davalının Silifke'de açtığı işyeri olup olmadığı, vergi kaydının bulunup bulunmadığı hususunda vergi dairesinden, belediyeden, hal müdürlüğünden araştırılma yapılmalı, davaya konu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi sebeplerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
Mahkemece, yukarda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilip, gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, 31.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy