(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, teslim ettiği ürün bedellerinden yapılan kesintiye dayalı olarak 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile, tahsis talebini reddeden kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 2926 Sayılı Kanunun mülga 36 ncı maddesi; Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır. Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir. hükmünü getirmiş, anılan madde, 02.08.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 Sayılı Kanunun 56'ncı maddesiyle ilga edilmiş olmasına karşın, bu Kanunun 27'nci maddesiyle söz konusu hüküm, 1479 Sayılı Kanunun 53'üncü maddesinin 1. fıkrasında yapılan değişiklikle yeniden ve aynı şekilde düzenlenmiştir. Konuya dair olarak 01.04.1994 tarihinde uygulamaya başlanılan 03.04.1993 gün ve 93/4384 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ve eki 13.05.1993 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Kararname'nin 1'inci maddesi; Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler ve gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, çiftçilerden satın aldıkları ürün bedellerinden, bunların Bağ - Kur prim borçlarına mahsuben %3 oranında tevkifat yaparak düzenledikleri belgelerde göstermek ve tevkif ettikleri tutarları ertesi ayın 20'nci günü akşamına kadar Bağ - Kur hesaplarına intikal ettirmek zorundadırlar. hükmünü içermekte olup, 3'üncü maddesinde, Bağ - Kur'un prim alacaklarının ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsili ve yersiz olarak alınan tutarların ilgililere iadesine dair usul ve esasların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca belirleneceği açıklanmıştır. Daha sonra, 28.01.1994 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.01.1994 gün ve 94/5173 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle tevkifat oranı %1'e indirilmiştir.
Somut olayda, davacının 18.09.1996 tarihinde S... A.Ş.'ne teslim ettiği biber ürününden 143.803 TL (0,14 TL) Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığı, kesilen prim tevkifatlarının Kurum hesabına ödendiğine dair dekont ve ekindeki listenin firmadan istenmesine rağmen herhangi bir cevap alınamadığı için Kurumca bir işlem yapılmadığının belirtildiği, Mahkemece, prim kesintisinin kurum kayıtlarına yansımaması sebebiyle Kurumca dikkate alınmamış ise de, ürün tesliminde kesilen primin kurum hesabına yatırılmasının sigortalının değil, ürünü teslim alan firmanın ya da prim takibi yapmayan Kurumun sorumluluğunda bulunduğu, prim tahsil ettiği halde Kuruma yatırmayan veya prim takip etmeyen Kurumun sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği gerekçesiyle 01.10.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasa'da 506 Sayılı Kanunun 79 uncu maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tesbitine dair bir düzenleme mevcut değildir. 2926 Sayılı Kanunun 7 nci maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum'a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Kanunun 5 inci maddesiyle 7 nci madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı düzenlenmiştir.
2926 Sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki ...Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu Kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir. Düzenlemesi uyarınca, sigorta primlerinin ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle tahsili halinde, kişinin 2926 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yer alan anlamda tescil işleminin kesinti tarihinde gerçekleştiğinin kabulü konusundaki yaklaşım, anılan yasal düzenleme hükmüne uygun bulunmakla birlikte; davacının S... A.Ş.'ye ürün teslim ettiği; ürün tesliminin özel kuruluşa yapılması halinde ise, hak ve yükümlülüklerin kesintinin Bağ-Kur hesabına intikal etmesi halinde, tevkifat tarihinden başlayacağı, intikalin gerçekleşmediğinin saptanması halinde ise, Kurumca kesilen tevkifatların tahsili yönünde icra takibi vs. gibi bir işlem yapılıp yapılmadığı araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken intikali konusunda herhangi bir araştırma yapılıp bilgi elde edilmediği halde, özel kuruluş tarafından yapılan kesintilerin sigortalılık başlangıcına dayanak alınması isabetsiz görülmüştür.
Kabule göre de, 2926 Sayılı Kanunun 10. maddesinde belirtilen tarımsal faaliyetin varlığına karine teşkil eden meslek kuruluş kayıtlarının 1975 ve 1986 yıllarında başlayıp halen devam etmesi nedeniyle, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescil tarihi olan 01.01.2001 tarihine kadar devam ettirilmesi gerekirken, sadece tevkifat tarihi itibarıyla sınırlı tutulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy