(506 S. K. m. 10, 26) (YHGK. 07.05.2008 T. 2008/10-363 E. 2008/366 K.)
Dava: Davacı, 1.2.1998 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahibine bağlanan gelirlerin 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilk rücu davasında Kurum alacağının hüküm altına alınmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı tarafından davalılar hakkında açılan ve kesinleşen Aliağa İş Mahkemesi'nin 2003/16 Esas, 2004/324 Karar sayılı rücu davasında, davalılardan M. A.'ın %30, A. Y.'ın %25, Habaş'ın %20 oranında kusurlu bulunduğu, olayda davalı M. A.'un 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumlu olduğu, ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlardan oluşan 14.517,84 TL Kurum zararından, 7.000 TL'nin hüküm altına alındığı, hükmolunan miktarın Kurum zararına oranlanması sonucu ilk peşin sermaye değerli gelirin %48.21'inin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Önceki bozma kararımızda da belirtildiği gibi; H.G.K.'nun 7.5.2008 tarih 2008/10-363 Esas, 2008/366 Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde, sigortalıya bağlanan gelirin, ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiği, gelirlerde meydana gelen artışın ayrı bir olgu niteliğinde bulunduğu, önceki rücu davasında ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmesinin, ilk davada hüküm altına alınmayan kusur farkı sebebiyle kesin hüküm engeli oluşturmayacağı, ilk rücu davasında hükmolunan gelir artışlarının, kusur farkından kaynaklanan eldeki davada hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmadığı gözetilerek karar verilmelidir.
Hal böyle olunca; ilk peşin sermaye değerinin (=5.051,73 TL'nin) ilk rücu davasında hükmolunan %48.21'inin mahsubu ile davalı M. A.'un; 506 Sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca %87.5 kusurlu bulunmasına göre, kusur farkına tekabül eden bakiye 1.984,52 TL, diğer davalıların 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca %75 kusurlu bulunmasına göre, kusur farkına tekabül eden bakiye 1.353,05 TL'den sorumlu olduklarının belirgin bulunması karşısında. Mahkemece; 1.353,05 TL'nin tüm davalıların müştereken ve müteselsilen, 631,47 TL'nin davalı M. A.'dan gelir onay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde önceki rücu davasında Kurum alacağının tamamının hüküm altına alınmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy