(506 S. K. m. 26)
Dava: Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile yapılan harcama ve ödemenin, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece verilen ilk hükmün bozulmasına ilişkin ilamda, ... Dava dışı şirket işçisi olup, belediye otobüsünde şoför olarak çalışan sigortalının, trafik kurallarının ihlali nedeniyle tartıştığı başka bir araçla seyir halinde olan davalılar tarafından dövülmesi biçiminde gerçekleşen olay nedeniyle... sigortalının sürekli işgöremezlik durumuna girmesine neden olan eylemi gerçekleştiren davalıların, kusur oranının yöntemince belirlenmesi. gereğine değinilmiş olup; bozma sonrası sürdürülen yargılama sürecinde, iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında öğretim görevlisi bilirkişi tarafından düzenlenerek hükme dayanak alınan raporda, davalıların %30'ar oranında, sigortalının %15 oranında, davada taraf olmayan sigortalının işvereni şirkete ise %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava dışı işverenin, zararlandırıcı sigorta olayı üzerinde bir etkisinin bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir kanıt toplanmamışken, kusur oranlarının tespitine ilişkin bilirkişi raporunda, Kazazede şoförün işvereni olan İ. şirketinin de işyerinde ve işçiler üzerinde tam bir otorite kurması gerekmektedir. İşçisine gerekli eğitimi vermeli, kendisinin ve özellikle kamu toplu taşım aracındaki yolcuların sağlığını tehlikeye atabilecek davranışlardan kaçınması yönünde eğitmeli, işyerinde genel planda insan hayatına değer veren bir çalışma disiplinini işçiler üzerinde kurmalıdır. Buna Karşılık olayda haklı da haksız da olsa sözlü tartışmaya giren işçi M. K. üzerinde bu otoritenin sağlanamadığı; ayrıca kavga sırasında kullanıldığı anlaşılan taşın belediye otobüsünde bulundurulmaması gerekirken işçiler üzerinde işveren şirketin bu yönde bir otorite ve denetim sağlamadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle iş kazasının oluşumunda M. K.'ın işvereni olan İ. şirketi %25 oranında kusurludur. Görüşüne yer verilmiş: sigortalı ve davalıların eylemi yönünden de ceza yargılaması sürecindeki ifadeler ve iddianame arasındaki çelişki üzerinde durulmaksızın sonuca varılmıştır.
İş kazası üzerinde etkili davranışların kusur oranı yönünden değerlendirmesini yapacak bilirkişi kurulu, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilmeli; mahkemece, kabul edilen maddi olgular ışığında yapılacak incelemede; mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönleri irdelenerek, işveren veya üçüncü kişilerin kusur oranına ilişkin değerlendirme, bilirkişi raporunda yargısal denetime elverir biçimde somut dayanaklarıyla ortaya konulmalıdır.
İş kazasının oluşumu üzerinde etkili davranışlar ve kusur oranlarının tespiti yönünden, yukarıda sıralanan ilkelere uygun bir irdeleme içermeyen, yetersiz ve soyut düzeydeki raporun hükme dayanak alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 27.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy