(5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 2, 3, 5, 6, 9, 36) (1479 S. K. m. 53) (YHGK. 14.02.2007 T. 2007/21-73 E. 2007/71 K.)
Dava: Davacı, kısa süreli zorunlu SSK sigortalılığı dışında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bunun mümkün olmaması durumunda SSK hizmetleri nazara alınmaksızın sadece Tarım Bağ-Kur sigortalılığı nazara alınarak tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüyle davacının 1.4.2006 - 30.6.2007 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, diğer dönemlerle ilgili talebinin reddine, 15 yıl hizmet koşulu oluşmadığından tahsis talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince; 5510 Sayılı Kanunun Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan, 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 2. maddesi hükmüne göre, Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları kabul edilmiştir. Anılan Kanunun 5. maddesi, yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağını ve sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını 9. maddesi bu kanuna göre sigortalı sayılanların 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmamaları halinde tescil işlemlerinin kurumca resen yapılacağını, 4956 Sayılı Yasayla mülga 2926 Sayılı Kanunun 36. ve aynı yasayla değişik 1479 Sayılı Kanunun 53. maddeleri ise prim alacaklarının Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebileceğini düzenlemiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; 1.3.1995 tarihi itibarıyla 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edilen davacının, yapılandırmadan yararlanmak suretiyle 1.3.1995-21.8.2008 dönemindeki prim borcunu yasal süresi içinde ödediği, 16.1.2009 tarihli tahsis talebi üzerine, zorunlu SSK sigortalılığı sebebiyle 9.9.2004 tarihi itibarıyla sigortalılığı iptal edilip, prim ödemesine göre, zorunlu SSK sigortalılığının sona erdiği tarihi takiben 6.1.2009 tarihi itibarıyla yeniden başlatıldığı, ziraat odası kaydının 18.10.2007 tarihinden itibaren devam ettiği. Köylere Hizmet Götürme Birliğinde 28.2.1995 - 30.3.2006 tarihleri arasında kaydının bulunduğu, 1995, 2007 ve 2010 tarihlerinde teslim ettiği süt ürününden prim tevkifatı yapıldığı, tanıkların beyanlarında, davacının tespiti istenen sürede tarımsal faaliyetini kesintisiz olarak sürdürdüğünü ifade ettikleri anlaşılmaktadır.
2926 Sayılı Kanunun 6/b bendine göre, bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği düzenlenmiştir. Ancak, 5. maddede yerini bulduğu üzere sigortalılığın zorunlu oluşu ve kapsama dahil bulunmak koşuluyla sigortalı olmak hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği gibi kaçınılamayacağı olgusu ile 9. maddede yer alan Kurumun resen tescil yükümü birlikte gözetildiğinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.2.2007 gün ve 2007/21-73-71 Sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi zorunlu sigortalılığın makul bir süreden daha az olması halinde; anılan sigortalılığın bitiminde 2926 Sayılı Kanun çerçevesinde tarımsal faaliyete yeniden başlanarak devam edilmesi durumunda, davalı Kurumun sonradan gerçekleşen bu tarımsal faaliyete değer vermesi zorunlu olup; diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi zorunlu sigortalılığın makul süreyi aşmış olması halinde ise, yeniden 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kabulü için; bu sigortalılık kapsamında tescil talebi, prim ödenmesi ya da ürün teslimatında prim tevkifatı yapılması halinde; talep, prim ödeme veya (resmi kurum yapmışsa) tevkifat tarihini takip eden ay başından (özel kuruluş yapmışsa primin Kuruma intikal etmesi şartıyla yine tevkifatı takip eden aybaşından) geçerli olmak üzere yeniden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılması mümkün olabilecektir.
Somut olayda; zorunlu SSK sigortalılığının kısa süreli oluşu ve makul süreyi aşmamış olması, tespiti istenen sürede meslek kuruluş kayıtları, muhtarlık kaydı ve tanık beyanlarına göre, tarımsal faaliyetinin kesintisiz olarak sürdüğünün belirtilmesi ve primlerinin de yapılandırma kapsamında ödenmesi karşısında, 1.3.1995 - 15.1.2009 tarihleri arasındaki dönemde zorunlu SSK sigortalılığı dışında kalan sürelerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile tahsis talebinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken ek bilirkişi raporuna yanlış anlam yüklenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 11.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy