(506 S. K. Geç. m. 76) (5282 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına göre, davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece, 5282 Sayılı Kanunun 1. maddesinin 2005 yılı Ocak ayı ödeme dönemi ile 2006 yılı Ocak ayı ödeme dönemi arasında, 17.7.1964 tarihli ve 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 17.10.1983 tarihli ve 2925 Sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa göre:
Bağlanan gelir ve aylıklar ile 506 Sayılı Kanunun geçici 76. maddesine göre yapılan telafi edici ödemeler, 2004 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibariyle dosya bazında ödenmesi gereken miktar esas alınmak kaydıyla;
318 TL ve üzerinde gelir ve aylık alanlara 2005 yılı Ocak ayı ödeme döneminden itibaren %6, 2005 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren de bir önceki aya göre %6 oranında artırılarak ödenir. hükmüne göre, mahkemece daha önce verilip kesinleşen hükümdeki 2004 yılı aralık aylığı esas alınarak, yasal artış oranları uygulanmak suretiyle ödenmesi gereken aylık miktarının belirlenmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu 2005 yılı Nisan ayı aylığı baz alınarak, aylık miktarının hatalı belirlenmesi; ayrıca, 5565 Sayılı Kanunun 30. maddesinin 7. fıkrasında 1.1.2007 tarihinden önce bağlanmış gelir ve/veya aylıklar ile 506 Sayılı Kanunun geçici 76. maddesine göre yapılan telafi edici ödemeler, 2007 yılının Ocak ayı ödeme döneminden itibaren %5 oranında, 2007 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden geçerli olmak üzere de 2007 yılının 1. altı aylık dönemi için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel endeksindeki değişim oranı kadar artırılarak ödenir. hükmü gözetilmeksizin, davacının aylığının hesabında Ocak ve Şubat aylarında ayrı ayrı %5 oranında artırım yapılarak, fazla aylık tutarının hüküm altına alınması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında görülen ve kesinleşen davalara ilişkin hükümler nazara alınarak, yukarda belirtilen prensipler ışığında, davacıya ödenmesi gereken aylık tutarının tespiti ile, Kurumca ödenmesi gereken aylık farkı belirlenerek hüküm altına alınmalı ve 24.9.2010 tarihi itibariyle net aylığı da hükümde yazılmak suretiyle, bu tarihten sonraki Kurum işlemlerinde esas alınacak aylık miktarı belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı hesaplamaya dayanan bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy