(506 S. K. m. 79)
Dava ve Karar: Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece; işe giriş bildirgesinin verilmiş olması ve davacı tanık beyanlarına dayalı olarak, işe giriş tarihinde bir gün süreyle hizmet akdi ile çalışıldığının tespitine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye elverişli değildir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu sebeple özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğu açıktır.
Davalı işveren tarafından, davacının 18... numaralı işyerinde 19.9.1978 tarihinde işe başlayacağı bildirimi içeren işe giriş bildirgesinin 2.11.1978 tarihinde süresinde Kuruma intikal ettiği ancak anılan işe giriş bildirgesine istinaden Kurumca sigortalıya verilen sicil numarasının sigortalının daha sonraki yıllarda gerçekleşen hizmetlerinde kullanılmadığı görülmüş olup, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olup olmadığı, yaptırılacak grafolojik inceleme sonucuna göre işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, Kurumdan alınacak bilgiye göre, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olduğu tespit edilmelidir.
Öte yandan çalışıldığı iddia edilen 18... numaralı işyeri dönem bordroları yerine 12... numaralı işyerine ait dönem bordrolarının gönderildiği anlaşıldığından, 18... numaralı işyerine ait dönem bordrolarının celbiyle, dönem bordrolarında çalışması bildirilen bordro tanıkları ve komşu işyerlerinin sahip ve çalışanlarından çalışmayı bilebilecek durumdaki tanık anlatımlarına göre çalışmanın fiili ve gerçek olup olmadığı yöntemince araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken soyut nitelikteki tanık anlatımına dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy