(Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği m. 22)
Dava: Dava, 07.11.2009 tarihli faturaya konu 6.599,98 TL tutarlı stent bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, husumet nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Tüzel kişilerin dava ehliyeti, kanuna ve tüzüklerine göre bunun için gerekli organlara sahip olmalarıyla başlar. Dava ehliyeti, dava şartı olup, mahkemenin, tüzel kişilerin taraf bulunduğu davalarda, tüzel kişinin yetkili organı veya temsilcisi tarafından temsil edilip edilmediğini kendiliğinden gözetmesi gerekir.
Somut olayda, davanın önce Nevşehir Valiliği Sağlık Müdürlüğüne yöneltilip, daha sonra da Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünün davaya dahil edildiği ve her iki idarenin husumet itirazı karşısında da, yazılı biçimde karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davada; hasımda değil, hasmın temsilcisinde yanılma söz konusudur. Bu durumda mahkemece, davacıya uygun önel verilerek, her iki idarenin gerçek temsilcileri olan Sağlık Bakanlığı ile, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesinin sağlanması ve anılan tarafların huzuruyla yargılama yapılıp savunma ve delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy