(2926 S. K. m. 2, 3)
Dava: Davacı, 29.5.1984 tarihi nden itibaren 2926 Sayılı Kanun kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, davacının 29.5.1984 tarihinden dava tarihine kadar 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının 19.6.1984 tarihli giriş bildirgesine istinaden 29.5.1984 tarihi itibariyle 2926 Sayılı Kanun Kapsamında kuruma kayıt ve tescil edildiği ve 17.12.2004 tarihli sigortalılık belgesindeki, Hayatı boyunca hiç tarımsal faaliyette bulunmadı. Şu an yurtdışında ikamet etmektedir. biçimindeki muhtarlık şerhi üzerine de Tarım Bağ-Kur sigortalığının tescil tarihi olan 29.5.1984 tarihi itibariyle iptal edildiği ve davacının herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, mahkemece, yapılan faaliyet araştırmasına göre; Tarım Kredi Kooperatifi, Ziraat Odası, Ziraat Bankası ve Ofis tarafından davacı kaydının bulunmadığı bildirilmiş ise de 1981'de başlayan Pancar Ekicileri Kooperatifi kaydının halen devam ettiği, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından 1996 ve 2003 edinme tarihli üç parça taşınmaz kaydı gönderildiği, jandarma tahkikat tutanağı içeriğinde davacının aynı zamanda yurtdışında yaşadığı ve tarımsal faaliyeti kardeşinin ortaklığı ile gerçekleştirdiğinin belirtildiği ve bu durumun tanıklarca da ifade edildiği görülmektedir. 17.12.2004 tarihli sigortalılık belgesini onaylayan muhtar H. K. ise celse beyanında; iki ayrı İ. Y. olduğunu, davacıyı, Konya'da yaşayan İ. Y.'la karıştırması sebebiyle söz konusu şerhi düştüğünü, oysa davacının köyde oturup, tarlalarının ekip biçtiğini bazen de Amerika'ya gittiğini bildirmiş ise de bu beyanın dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, 26.1.2010 tarihli Emniyet Müdürlüğü cevabi yazısında; davacının, 10.12.1992 giriş 28.3.2005 çıkış olmak üzere çerçeve ve ara dönemlerde ve 3.12.2009 giriş-çıkış yok biçiminde Türkiye'ye giriş çıkışlarının olduğu bildirilmiştir.
Davada çözümlenmesi gereken konu, talep döneminde davacının kendi ad ve hesabına tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına Ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 2. maddesinde Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları kabul edilmiştir. Anılan Kanunun 3. maddesinin (b) bendi ise, tarımsal faaliyette bulunanları Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları biçiminde tanımlamıştır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; öncelikle, davacının yurtdışı hizmetlerini gösterir tercüme belgeleri davalı Kurumdan getirilip dosyaya eklenmeli, çalışmanın varlığı halinde yurt dışında bulunan kişinin 2926 Sayılı Kanun hükümleri yönünden kendi adına ve hesabına faaliyette bulunan kişi ve dolayısıyla zorunlu sigortalı olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeli, ancak emniyet kayıtlarında ilk girişin 10.12.1992 tarihi olarak belirtilmesi sebebiyle çıkış tarihi ayrıca araştırılıp belirlendikten sonra 29.5.1984 tarihi ile yukarıdaki şekilde saptanacak çıkış tarihi arasındaki dönemde ve şayet yurtdışı çalışmasının bulunmadığının anlaşılması halinde ise davacının ülkeye giriş ve çıkışları gözetilerek ülkede kalma dönem ve sürelerinin davacının tarımsal faaliyetini bizzat sürdürmesine imkan verecek bir zaman dilimi niteliğinde olup olmadığı belirlenip toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre davaya konu talep hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu, davanın kabulü yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy