(506 S. K. m. 26)
Dava: Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı Kurum ile, davalılardan A... Turizm Servis Tic. Ltd. Şti. ve K. K. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Dava, 14.8.2000 tarihli trafik iş kazası sonucu ölen sigortalı G. K.'nın hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının, davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ayrıca bir kusur incelemesi yapılmaksızın, aynı trafik iş kazası sonucu ölen sigortalı A. O.'ın hak sahiplerine bağlanan gelirlerin tahsili amacıyla açılan ve halen derdest olduğu anlaşılan 2004/1789 Esas sayılı rücuan tazminat dosyasındaki 22.10.2005 tarihli kusur incelemesi esas alınarak; davalı alt işveren A... Turizm Servis Tic. Ltd. Şti %45, davalı asıl işveren U... Uluslararası İ... Tic. A.Ş. %15, davalı sürücü C. A. %25, davalı servis şirketi yetkilisi N. Ş. %5 ve davalı karşı sürücü K. K %10 olmak üzere, davalılar toplam kusuru %100 olarak alınmış; 506 Sayılı Kanunun 26. maddesine yönelik Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereği, ilk peşin değerli gelirin kusur karşılığı istenebilir, dendiği halde, ilk peşin değer ve kusur karşılığı yönünden bir belirleme ve değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Mahkemenin hükmüne esas aldığı ve aynı trafik iş kazası sonucu öldüğü anlaşılan sigortalı A. O.'ın hak sahiplerine bağlanan gelirlerin tahsili amacıyla açılan rücuan tazminat davası, halen derdest olduğu gibi, hükme esas kılınan 22.10.2005 tarihli kusur raporu; mahkumiyetle sonuçlanıp kesinleşen ceza dosyasındaki kusur oran ve aidiyetleri ile de çelişmektedir. Çünkü kesinleşen ceza davasıyla, servis otobüs sürücüsü C. A. 7/8, davalı servis şirketi yetkilisi N. Ş. 1/8 kusurla mahkum olurken, karşı sürücü davalı K. K. ise kusursuz bulunarak beraat etmiştir.
Şu halde, mahkemece, yapılması gereken iş; hükme esasa kılınan kusur raporunun alındığı 2004/1789 Esas sayılı rücuan tazminat dosyasının halen derdest olup, kesinleşmemesi de gözetilerek; davaya konu iş kazası kolunda ve iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman farklı bilirkişilerden oluşacak kuruldan yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınarak, tarafların iş kazasının oluşumunda kusur oran ve aidiyetleri usulünce belirlenip, yapılacak değerlendirme sonuca göre bir karar verilmelidir.
Kuşkusuz bu belirlemede, hükmü temyiz etmeyen diğer davalılar yönünden, davacı Kurum lehine oluşabilecek usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanunun 26. maddesine yönelik Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile birlikte; Kurumun rücu hakkı yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması nedeniyle, hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin değeri ile bunun kusur karşılığı açıkça belirlenip yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirken; bu yönde bir belirleme yapılmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi isabetli görülmemiştir.
3- Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirlerin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup; Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği halde, yasal faiz konusunda bir karar tesis edilmemiş olması yerinde görülmemiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, hükmü temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy