(506 S. K. m. 26, 96)
Dava: Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan harcama ve ödemelerin 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-) Davacı Kurum vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-) Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi, iş kazası ve meslek hastalığı sebebiyle yapılan ödemeler yanında, bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin, maddenin öngördüğü koşullara bağlı olarak, işveren ya da üçüncü kişilerden tazmini olanağını öngörmüştür.
Sürekli işgöremezlik sebebiyle bağlanan peşin sermaye değerli gelirin hesabındaki temel unsurlardan olan işgöremezlik oranındaki değişim, 506 Sayılı Kanunun 96/4 maddesindeki ayrık durum dışında, bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile buna bağlı olarak tazmini gereken tutarın da değişmesine sebep olduğundan; tazmin sorumluluk sınırlarının, işgöremezlik oranındaki değişim gözetilerek belirlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Sürekli işgöremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek işgöremezlik oranı sebebiyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan işgöremezlik oranındaki düşme karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen işgöremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin başladığı tarih itibariyle düşen işgöremezlik oranına göre belirlenmesi zorunlu olup; başlangıçtaki yüksek işgöremezlik oranı sebebiyle fazladan (yüksek işgöremezlik oranı ile düşen işgöremezlik oranı arasındaki fark işgöremezlik nedeniyle) ödenen fark gelirlerin, yeni oran üzerinden belirlenmiş olan peşin sermaye değerli gelire ilavesi gerekecek; faiz başlangıç tarihi olarak da, başlangıçtaki gelir onay tarihinin esas alınması gereği sürecektir.
26.11.1998 tarihli iş kazasına bağlı olarak. 10.2.1999 tarihi itibariyle meslekte kazanma güç kaybı oranı %26 olarak belirlenen sigortalıya, 14.9.1999 onay tarihli 13,198,90 TL peşin sermaye değerli gelir bağlanmışken; kesinleşen hak sahibi tazminat davası sonucunda işgöremezlik oranı %14'e düşen sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değeri, geri çevirme kararı üzerine gönderilen 30.12.2010 tarihli tabloda. 506 Sayılı Kanunun 96/4 maddesindeki asgari gelir uygulaması gereğinin ortadan kalkmış olmasına karşın. 13,502,35 TL olarak öncekinden daha yüksek bir tutar olarak bildirilmiştir.
Dava konusu edilen peşin sermaye değerli gelirin tazmini mümkün tutarının, sürekli işgöremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak, yukarda sıralanan ilkeler ışığında belirlenmesi gereği üzerinde durulmaksızın, %26 oranı üzerinden belirlenen değer esas alınarak davalının tazminle sorumlu olduğu miktarın yüksek belirlenmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy