(506 S. K. m. 109)
Dava: Asıl davayla davacı Kurum, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı isterken; birleşen davanın davacısı olan Sigortalı A. T. A. ise, aksi kurum işleminin iptalini, 20.9.2004 tarihinden itibaren maluliyet aylığının yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl davanın reddine karar verilirken, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı (birleşen davanın davalısı) Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dairemizin, 506 Sayılı Kanunun 109 uncu maddesinde öngörülen prosedür çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasına yönelik bozmayı içeren 22.7.2007 tarihli bozma kararı üzerine, alınan 12.8.2008 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Raporuyla, sigortalının çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmediği ve malûl sayılamayacağına karar verilmiştir. İtiraz üzerine alınan 29.6.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre ise, sigortalının çalışma gücünün en az 2/3'ünü kaybettiğine karar verilmiştir. Ortaya çıkan çelişkiyi gidermek amacıyla Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ve Kardiyoloji Ana Bilim dallarından ortak rapor istenmiş ise de, anılan Üniversitenin Kardiyoloji ve Psikiyatri Ana Bilim dallarından ayrı ayrı olmak üzere 2 rapor alınmış ve söz konusu raporlar. Teşhis, muayene ve hastalık hikayesi gibi hususları içermekte olup, sigortalıdaki çalışma güç kaybı ile, maluliyet başlangıcı ve anılan raporlar arasındaki çelişkinin nedenleri konusunda bilgi içermemesi karşısında, anılan raporlar hükme esas alınmaz.
Şu halde yapılması gereken iş; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluyla Adli Tıp Kurumu'nun her ikisinin de üst düzeydeki kuruluş olması nedeniyle, anılan raporlar arasındaki çelişkinin, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak raporla giderilmesi sağlanarak, sigortalının çalışma güç kaybı oranı ve maluliyet başlangıcı kesin biçimde belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy