(5510 S. K. m. 4, 25, 27)
Dava: Davacı, çalışma gücünün 2/3'nü kaybetmiş olduğundan bahisle maluliyet durumunun tespitiyle maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 13.3.2009 tarihli maluliyet aylığı başvurusuna dayalı olarak, maluliyet durumunun tespitiyle, maluliyet aylığı bağlanması istemine dair olup; Mahkemece, Yüksek Sağlık Kurulundan alınan rapor gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; 5510 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 1/a bendi kapsamında sigortalı iken 13.3.2009 tarihinde maluliyet aylığı başvurusunda bulunan davacıya verilen Sağlık Bakanlığı Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.5.2009 tarihli Sağlık Kurulu raporunun, davalı Kurumca incelenmesi sonucu, çalışma gücünün en az %60'ının kaybedilmemesi sebebiyle maluliyet aylığı başvurusunun red edildiği; açılan dava üzerine alınan Yüksek Sağlık Kurulu'nun 12.10.2010 tarihli kararıyla da, çalışma gücünün %60'ının kaybedilmediğine karar verildiği; söz konusu karara itiraz edildiği halde, Kurum Sağlık Tesisi raporu ile ysk raporu arasında çelişki bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 Sayılı Kanunun 25. ve devamı maddeleriyle ilgili yasal mevzuatı gereği, malul sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek prosedüre göre; kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının kurumu bağlayacağı ancak diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınmalı; Yüksek Sağlık Kurulu Raporuyla Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki oluşursa, üst düzeydeki bu kuruluşlar arasındaki görüş farklılığı Üniversitelerin Tıp Fakültelerinin konuya dair Anabilim Dalı uzmanlarından oluşturulacak kurullardan temin edilecek raporla giderilmeli ve böylece davaya konu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
12.12.2010 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu Raporuyla, davacının çalışma gücünün %60'nı kaybetmemiş sayılmasına karar verilip, bu karara itiraz edilmiş olması karşısında; anılan prosedür gereği, öncelikle tüm tedavi evraklarıyla-tıbbi belgeler celbedilerek, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili İhtisas Dairesinden rapor alınmalı; Yüksek Sağlık Kurulu raporuyla alınacak bu rapor arasında çelişki oluşması halinde Üniversitelerin Tıp fakültelerinin konuya dair Anabilim Dalı uzmanlarından oluşturulacak kurullardan alınacak raporla çelişki giderilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Kuşkusuz bu belirleme ve inceleme yapılırken 5510 Sayılı Kanunun 27. maddesi hükmü de dikkate alınarak, maluliyet başlangıcı ve bu kapsamda maluliyet aylığı başlangıç tarihi de usulünce belirlenmelidir.
Öte yandan, 25.3.2010 tarihli Kurum yazısı ekinde bulunan hizmet cetveline göre; davacının 5.4.1977-18.12.2008 tarihleri arası muhtelif dönemlerde toplam 1.231 gün SSK'lı çalışmasının bulunduğu, 27.4.2009 tarihli Kurum yazısına göre de, askerlik borçlanma bedeli çıkarıldığı ancak sonucunun bilinmediği anlaşılmakla; 5510 Sayılı Kanunun 25. ve devamı maddelerinde öngörülen sigortalılık süresi ve prim gün sayısına dair şartların varlığı da ayrıca irdelenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy