(5510 S. K. Geç. m. 25) (506 S. K. m. 85)
Dava: Dava, 506 Sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılık prim borçları yönünden 5458 Sayılı Kanun hükümleri gereğince yeniden yapılandırma olanağından yararlanılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 03.06.1991 tarihli yazılı dilekçesi üzerine 01.07.1991 tarihinden itibaren 506 Sayılı Kanun hükümleri kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı başlatılan, yalnızca 03.10.1991 günü ödemede bulunan davacının, 04.09.2003 tarihinde davalı Kuruma başvurarak prim borçlarının 4958 Sayılı Kanun hükümleri kapsamında yeniden yapılandırılmasını talep ettiği, isteminin Kurumca uygun görülüp gerekli taksitlendirme yapılarak borcu kendisine bildirilmesine karşın herhangi bir ödeme gerçekleştirmediği, sonrasında 03.05.2006 ve 30.06.2006 tarihlerinde yeniden Kuruma başvurarak bu kez 5458 Sayılı Kanun hükümleri gereğince yeniden yapılandırma olanağından yararlanma isteminde bulunduğu, Kurumca talebinin karşılanmaması üzerine işbu davanın açıldığı, yapılan ilk yargılamada verilen kararın Dairemizce 27.11.2008 gün ve 14915/15362 Sayılı ilamla bozulması üzerine bozmaya uyularak yürütülen 2. yargılama sonunda istemin aynen hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan, 06.08.2003 günü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4958 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun geçici 1'inci maddesinin (K) fıkrasında; 506 Sayılı Kanunun 85'inci maddesine göre isteğe bağlı olarak devam eden sigortalıların, öngörülen süre içerisinde Kuruma yazılı başvurmaları durumunda, 30.06.2003 tarihi itibarıyla prim ve gecikme zammı borçlarının yeniden yapılandırılarak belirleneceği, taksitlendirme anlaşması yapılan borçluların, ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılı içinde art arda üç kez yerine getirmemeleri durumunda bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkını kaybedecekleri, yapılandırma isteminde bulunup, anılan yükümlülüğü yerine getiren isteğe bağlı sigortalılar hakkında 506 Sayılı Kanunun geçici 85'inci maddesinin c bendi hükmünün uygulanmayacağı, belirlenen sürede 506 Sayılı Kanunun 85'inci maddesinin (D) bendinin c alt bendine göre isteğe bağlı sigortalılığı sona erenlerden istemde bulunanlar hakkında da bu hükmün uygulanacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, 01.04.2006 günü itibarıyla yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5458 Sayılı Kanunun 1'inci maddesinin ilk fıkrasında; 506 Sayılı Kanunun 85'inci maddesine göre prim ödeyen isteğe bağlı sigortalıların 01.05.2003 tarihinden 31.03.2005 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içerisindeki prim borçlarının, belirtilen süre içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak koşulu ile bu madde ve 3'üncü madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılacağı yönünde düzenleme yapılmış, 3'üncü maddesinin altıncı fıkrasında; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 4958 Sayılı Kanunun geçici 1'inci maddesinin (K) fıkrası uyarınca borçlarını taksitlendirip öngörülen koşullara uygun olarak ödemekte olanların, kalan borç tutarları için başvuru süresi içinde istemeleri durumunda, yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanabilecekleri, bu takdirde, daha önce yapılmış olan tecil ve taksitlendirme işleminin bozularak taksitlendirme koşullarına uygun olarak daha önce ödenmiş olan taksit tutarlarının, Kurumun mevzuatına göre mahsup edildikten sonra kalan borçların vadesinde ödenmemiş alacak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.
Açıklanan yasal düzenlemeler ışığı altında yapılan değerlendirmeye göre; bozma ilamında da vurgulandığı üzere davacı yasal süreleri içinde Kuruma başvurarak 4958 ve 5458 Sayılı Kanun hükümlerine göre prim borçları yönünden yeniden yapılandırma istemlerinde bulunmuş olup, bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Bununla birlikte; davacı vekili tarafından 4958 Sayılı Kanun hükümleri kapsamında aralıklarla prim ödeme olgusunun varlığı ileri sürülmesine ve buna dair bozma ilamı doğrultusunda gereken belgelerin sunulması için kendisine süre tanınmasına karşın, iddia edilen olguyu destekleyici hiçbir kanıt mahkemeye sunulamadığı gibi, Kurumla vekilinin beyanları ve tüm dosya içeriğine göre taksitlendiren sigorta prim borcuna karşılık ödeme yapılmadığı belirgindir. Bu durumda, söz konusu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedildiği gibi, art arda üç ay prim ödememe olgusu karşısında, 506 Sayılı Kanunun 85 ve geçici 85'inci maddeleri gereğince isteğe bağlı sigortalılık da primi ödenmiş son ayın bitiminden itibaren sona ermiştir. Ayrıca ve giderek, şu koşullarda davacının 5458 Sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan 4958 Sayılı Kanunun geçici 1'inci maddesinin (K) fıkrası uyarınca borçlarını taksitlendirip öngörülen koşullara uygun olarak ödemekte olanlar hükmü kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, 5458 Sayılı Kanunun yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanabilmesi de olanaksızdır.
Diğer taraftan; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa, 26.05.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5763 Sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle eklenen, Sosyal güvenlik prim yapılandırılması bozulanlara dair hükümler başlığını taşıyan geçici 23'üncü maddede, 5458 Sayılı Kanunun 1'inci ve 2'nci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden yapılandırıldığı halde aynı Kanunun 3'üncü maddesi uyarınca yeniden yapılandırma haklarını bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar kaybedenlerin, öngörülen sürede Kuruma yazılı olarak başvurmaları durumunda, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmalarının, 5458 Sayılı Kanuna göre yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate alınmak suretiyle ihya edileceği bildirilmiş; 27'nci maddesiyle eklenen Sosyal güvenlik alacakları başlıklı geçici 24'üncü maddede ise, bu maddeye göre yapılan başvuru tarihine kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan, isteğe bağlı sigortalıların 2003/Mayıs ila 2008/Mart dönemleri arasında isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içindeki prim borçlarının açıklanan sürede yazılı olarak başvurulması kaydıyla, bu maddede belirtilen şartlarla peşin veya yirmi dört aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği, 5458 Sayılı Kanuna göre yapılandırma anlaşmaları devam eden veya ihya edilen borçluların anılan Kanun kapsamı dışında kalan ancak, bu madde kapsamına giren borçları hakkında, istemeleri halinde bu madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Anlaşılacağı üzere davacının, 5458 Sayılı Kanunun 1'inci ve 2'nci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden yapılandırıldığı halde aynı Kanunun 3'üncü maddesi uyarınca yeniden yapılandırma hakkını kaybeden, 2003/Mayıs ila 2008/Mart dönemleri arasında isteğe bağlı sigortalılığı devam eden ve/veya 5458 Sayılı Kanuna göre yapılandırma anlaşmaları devam eden veya ihya edilen borçlu konumlarında da değerlendirilemeyeceği çok belirgindir.
Son olarak belirtilmelidir ki; 19.08.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5797 Sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle 5510 Sayılı Kanuna eklenen geçici 25'inci maddede, 5510 Sayılı Kanunun geçici 24'üncü maddesi kapsamına giren borçları anılan madde hükümlerine göre yapılandırılmamış olan sigortalıların, öngörülen sürede yazılı olarak Kuruma başvurmaları kaydıyla, söz konusu madde kapsamına giren borçlarının bu maddede belirtilen koşullarla peşin veya on iki aya kadar taksitler halinde ödeneceği düzenlemesi yapılmış olup, davacının söz konusu hükümden faydalanamayacağı da açıktır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalarla ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy