(506 S. K. m. 26, 87) (818 S. K. m. 53) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 26. ve 87. maddeleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 29.05.2002 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl işveren davalı şirkete %20, alt işveren davalı H.'e %50 olmak üzere toplam %70 kusur veren 17.03.2008 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, ilk peşin değerli gelir ile ödemelerin %70 kusur karşılığı belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bilindiği gibi Borçlar Kanununun 53. maddesinde hukuk hakiminin ceza kararında kesinleşen maddi olgularla bağlı olduğuna ilişkin herhangi bir açıklık olmamasına karşın öğretinin ve uygulamanın getirip benimsediği maddi olgularla bağlılık ilkesinin temelinde Mahkemelere güven duygusu vardır. Somut olayda, kesinleşme durumu bilinmeyen ceza kararına göre davalı M. Y.'nın 2/8 ve yine dava dışı Şirket ortağı H.B.'un 2/8 kusurla mahkum olmaları karşısında, anılan ceza dosyasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmalı ve kesinleşmeyi takiben, sözkonusu şahıslara ceza dosyasında kusur verilmiş olmasının iş bu davadaki kusur oran ve aidiyetlerini de etkileyeceği dikkate alınarak, dava konusu iş kazasındaki kusur oran ve aidiyetleri konusunda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alınarak, davacı Kurum'un alacağı belirlenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Kuşkusuz bu belirleme ve sonuca gidilirken, davalı Şirketin 13.02.2008 günlü, diğer davalılar H. ve M.'in ise 28.11.2007 günlü davayı kabule yönelik beyan içerikleri de dikkate alınması gerektiği gibi; yaptırılacak kusur incelemesi sonucu, dava dışı H.B.'a kusur verilmesi halinde, işbu davada teselsül hükümlerine dayanılmamış olması da ayrıca gözetilmelidir.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte gözetilerek yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy