(765 S. K. m. 45, 462, 465) (506 S. K. m. 53)
Dava: Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine dair olup; mahkemece re'sen göz önünde tutulmalıdır. Davacının maluliyetini gerektirir şekilde Kronik Şizofren hastası olduğu iddia edildiğine ve Mahkemece, anılan hastalık sebebiyle davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiğine göre, Türk Medeni Kanunu'nun 405 ve 462 nci maddeleri gereğince davacının vesayet altına alınıp alınamayacağı hususunun araştırılması, bu konunun bekletici mesele yapılması, vasi tayini halinde ise, yasal kısıtlılık altında bulunduğundan hakkındaki davanın anılan Kanun'un 462/8'inci maddesi uyarınca husumete izin verilmiş vasi huzuruyla yürütülmesi gereği nazara alınarak, bu yönde husumete izin verildiğine dair ilgili Mahkeme kararı da eklenerek vasinin huzurunda davaya devam olunması gerekir.
2- Kabule göre; davanın yasal dayanağı olan 506 Sayılı Kanunun 53'üncü maddesi. ...Bu Kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanlar bu hastalık veya arızasının malul sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya Kurum dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış, usulüne uygun sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle kanıtlamakla yükümlüdürler. Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalılar bu hastalık veya arızaları sebebiyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamazlar. hükmünü içermekte olup, sigortalının 506 Sayılı Kanun kapsamında malul sayılıp, maluliyet aylığı bağlanabilmesi için ilk defa sigortalı olarak çalıştığı tarihten önce malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızasının bulunmaması gerekir. Sigortalılık öncesi malul sayılmasını gerektirmeyecek düzeyde hasta veya sakat iken bu hastalık veya sakatlığı ilerlemiş ve sigortalılık sonrası malul sayılmayı gerektirecek dereceye ulaşmış ise sigortalıya maluliyet aylığı bağlanabilecektir.
Somut olayda; davacı, 506 Sayılı Kanun kapsamında maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. İlk defa 23.05.1990 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olarak çalışmaya başlayan davacının, 10.07.1990 tarihinde kasten adam öldürme suçundan yargılanarak Adli Tıp Genel Kurulunun 27.02.1992 tarihli raporu ile zeka geriliği, düşünce bozukluğu ve akıl zayıflığı bulunduğu gerekçesiyle hakkında 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 47 nci maddesinin uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı, davacının maluliyet aylığı tahsis talebinin ardından Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 11.01.2008 gün 3/128 Sayılı raporuyla sigortalı çalışmaya başladığı tarih itibariyle arızası bulunduğu gerekçesiyle maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağına karar verildiği, yargılama sırasında Hacettepe Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinin davacının debilite ve şizofreni hastalıkları sebebiyle çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiği yönündeki tespitleri üzerine. Mahkemece, davanın kabulü ile; ilk defa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 15.12.2005 tarihli raporuyla şizofreni hastalığının tespit edildiği gerekçesiyle 15.12.2006 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Bu durumda; davacının gerek Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde gerekse tedavi gördüğü ya da rapor aldığı diğer sağlık kuruluşlarındaki tüm tedavi belgeleri celbedilmek suretiyle Adli Tıp 3. İhtisas Dairesine gönderilerek alınacak raporla, davacının sigortalılık niteliğini kazanmasından önce kendisinde malul sayılmasını gerektirecek düzeyde şizofreni rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise; hangi tarihten itibaren çalışma gücünün 2/3'ünü kaybederek malul sayılacağı tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy