(2926 S. K. m. 2, 3, 5, 6, 9, 10, 36) (5510 S. K. Geç. m. 7) (1479 S. K. m. 53) (YHGK. 14.02.2007 T. 2007/21-73 E. 2007/71 K.)
Dava: Dava, zorunlu SSK sigortalılığı sebebiyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile zorunlu SSK sigortalısı olunan süreler dışında kalan dönemde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
5510 Sayılı Kanunun Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan, 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 2. maddesi hükmüne göre, Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları kabul edilmiştir. Anılan Kanunun 5. maddesi yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağını ve sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını, 9. maddesi bu kanuna göre sigortalı sayılanların 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmamaları halinde tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılacağını, 4956 Sayılı Yasayla mülga 2926 Sayılı Kanunun 36. ve aynı yasayla değişik 1479 Sayılı Kanunun 53. maddeleri ise, prim alacaklarının Bakanlar kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebileceğini düzenlemiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; 1.11.1985 tarihi itibarıyla 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edilen davacının, 29.12.1997 tarihli giriş bildirgesine göre 1479 Sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildiği 28.4.2000 tarihli dilekçesine göre isteğe bağlı sigortalılığının sona erdirildiği, 29.12.1997 - 28.4.2000 dönemindeki prim borcunu 3.3.1998 tarihi ile 1.5.2000 tarihleri arasında ödediği, Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin prim ödemelerine ilişkin dosya içinde belge bulunmamakla birlikte aftan yararlanmak suretiyle ödediğinin belirtildiği, ancak zorunlu SSK sigortalılığı sebebiyle 1.11.1985 tarihinde başlayan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 20.11.1991 tarihi itibarıyla iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının tespitini istediği sürede tarımsal faaliyetini kesintisiz olarak sürdürüp sürdürmediği yönünde yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
2926 Sayılı Kanunun 6/b bendine göre, bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği düzenlenmiştir. Ancak, 5. maddede yerini bulduğu üzere sigortalılığın zorunlu oluşu ve kapsama dahil bulunmak koşuluyla sigortalı olmak hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği gibi kaçınılamayacağı olgusu ile 9. maddede yer alan Kurumun resen tescil yükümü birlikte gözetildiğinde; Yargıtay H.G.K.nun 14.2.2007 gün ve 2007/21-73-71 Sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi zorunlu sigortalılığın makul bir süreden daha az olması halinde; anılan sigortalılığın bitiminde 2926 Sayılı Kanun çerçevesinde tarımsal faaliyete yeniden başlanarak devam edilmesi durumunda, davalı Kurumun sonradan gerçekleşen bu tarımsal faaliyete değer vermesi zorunlu olup; diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi zorunlu sigortalılığın makul süreyi aşmış olması halinde ise, yeniden 2926 Sayılı kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kabulü için; bu sigortalılık kapsamında tescil talebi, prim ödenmesi ya da ürün teslimatında prim tevkifatı yapılması halinde; talep, prim ödeme veya (resmi kurum yapmışsa) tevkifat tarihini takip eden ay başından (özel kuruluş yapmışsa primin Kuruma intikal etmesi şartıyla yine tevkifatı takip eden aybaşından) geçerli olmak üzere yeniden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılması mümkün olabilecektir.
Somut olayda; zorunlu SSK sigortalılığının kısa süreli oluşu ve makul süreyi aşmamış olması karşısında, zorunlu sigortalılığı sonrası tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği yönünde, 2926 Sayılı Kanunun 3/b, 6, 10 ve 36. maddeleri çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak; prim tevkifatı ve ürün teslimatı bulunup bulunmadığı yönünde gerekli araştırma yapılmalı, bu yıllarda tarımsal faaliyete ara verip vermediği, tarımsal faaliyette bulunmuşsa hangi ürünleri ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, zabıta araştırmasında, mirasın intikal eden ve kiraladığı tarlalarda tarımsal faaliyetin sürdürüldüğü belirtildiğine göre, icar sözleşmesi bulunup bulunmadığı, ziraat odası, ilçe tarım müdürlüğü, tarım kredi ile yağlı tohumlar veya ürettiği ürün çeşitlerine göre üyesi olma ihtimali bulunan diğer kooperatif kayıtlarının başlangıç ve bitiş tarihleri; hangi tür ürünler ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, ürün teslimlerinden Bağ-Kur prim tevkifatı yapılıp yapılmadığı, tarımsal faaliyete ara verip vermediği, zirai kurum kayıtlarının başlangıç ve bitiş tarihleri, kooperatif ve bankalardan tarımsal amaçlı kredi kullanıp kullanmadığı, ortalama gelirinin ne kadar olduğu ve geçimini sağlamaya yetip yetmediği, tohum veya gübre alımlarına ilişkin belgeleri bulunup bulunmadığı, ruhsatlı veya satın almaya ilişkin sözleşmesi ile malikinin beyanı da alınmak suretiyle zilyetliğinde olan traktörü bulunup bulunmadığı, hayvanı; dolayısıyla hayvan satış sözleşmeleri veya süt satımına ilişkin müstahsil makbuzları bulunup bulunmadığı hususları davaya konu dönem içerisinde görev yapan muhtar veya azalar ile, ilgili kişi ve kurumlardan sorularak ve zabıta marifetiyle araştırılıp somut verilere dayalı tespit yapılarak, keza varsa bu yöndeki kayıt ve belgelerin davacı tarafından ibrazının sağlanarak, açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılıp, davacının 2926 Sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edilmesi gereken dönem kuşku ve duraksamaya sebep olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy