(506 S. K. m. 79, Geç. m. 20)
Dava: Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 1.11.1986 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 Sayılı kanunlar ile 506 Sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 Sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda davacının H.D.-N.Ö. ait manifatura işyerine 1.11.1986 tarihinde işe girişine dair bildirgesi mevcuttur. Kuruma hak düşürücü süre dahilinde, 30.12.1986'de intikal ettiği anlaşılan, davacıya ait kimlik bilgilerini içeren, üzerindeki sigortalıya ait imza yerinde atılan imzanın davacıya ait olduğu uzman bilirkişi incelemesi ile saptanan işe giriş bildirgesi ve bu tescil ile verilen sigorta sicil numarasının ipka edildiği de dikkate alınarak, işe giriş bildirgesinin, düzenleme tarihindeki mevzuat hükümleri ile bir günlük çalışmaya karine oluşturduğu hususunda tereddüt yoktur.
Mahkemece yapılacak iş, davaya konu tarihte, çalışmanın geçtiği işyerinin 506 Sayılı Kanun kapsamına alınmış olduğu da gözetilerek, davacı tarafından temyiz aşamasında dinletmek istediği tanıkların varlığına dair iddiası dikkate alınıp, fiili çalışmanın varlığı hususunu, 506 Sayılı Kanunun 79/8. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlemektir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 05.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy