(6100 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 21) (5521 S. K. m. 15)
Dava: Davacı, yersiz ödenen aylıkların yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde yetkisizlik kararı verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Yıldız Angı Saraçoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, yersiz ödenen aylıkların yasal faiziyle tahsilini talep etmiş ise de, davalı vekili davalının ikametgahının Giresun sınırları içinde olması nedeniyle, yetkili mahkemenin Giresun İş Mahkemesi olduğunu ileri sürmüş ve Mahkemece bu gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
5510 sayılı Kanunda, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu konusunda açıklık olmaması nedeniyle, yetkili mahkemenin; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin genel hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 15. maddesinde bu kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmü öngörülmüştür. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21. maddesinde ise haksız bir eylemden doğan davanın, o eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde açılacağı yönünde özel yetki kuralı düzenlenmiştir. Keza, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri 16. maddesine göre de haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Hal böyle olunca; somut olayda babasından ölüm aylığı alan davalının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilmekle, yersiz ödenen aylıkların kesilmesine sebep olan eylemin Fatsa ilçesi sınırları içerisinde gerçekleşmiş olması nedeniyle işin esasına girilip uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yetkisizlik kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, 02.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy