(506 S. K. m. 9, 10)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan diğer sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, dairemizin 28.09.2010 gün ve 9197-12368 sayılı bozması üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılar R... A.Ş. ve M.S.G. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalılar R... A.Ş. ve M.S.G. vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, ilgili bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de, 09.05.1999 tarihli iş kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat kapsamında 10. madde koşullarının irdelenmesi gerektiğine dair bozma gereği yerine getirilmemiştir. Zira, bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, iş kazası tarihinin 09.05.1999 olduğu dikkate alındığında, davalılardan işveren yönünden, davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Yasanın 9. ve 10 maddelerinin 4447 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki hükmüne göre, işverenin Kurumun rücu alacağından sorumluluğu için, işe giriş bildirgesinin, sigortalının işe başlamasından itibaren bir aylık sürenin geçmesinden sonra Kuruma verilmesi ve sigorta olayının meydana gelmesinden önce Kuruma verilmemesi gerekir. Yapılan yargılama sonunda ise kazalının davalı işyerinde çalışmaya başlama tarihi ile 09.5.1999 tarihinde gerçekleşen iş kazası arasında bir aylık sürenin geçmediği belirlenmiştir. Bu durumda, işverene tanınan yasal süre geçirilmediğinden, 10. madde koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda belirtilen fiili ve hukuki durumlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalılar R... A.Ş. ve M.S.G. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde A.İ. haricindeki davalılara iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy