(506 S. K. m. 80, 83)
Dava: Davacı, borcu yoktur belgesinin verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra yaptığı yargılama sonucu davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemenin uyma kararı verdiği Dairemizin bozma kararında açıklandığı üzere; davanın yasal dayanağı 506 sayılı kanunun 80 ve 83/son maddeleridir. 506 sayılı Kanunun 83. maddesine 5198 sayılı Kanunla eklenen son fıkra uyarınca, ...belediyeler, ...tarafından yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce ilgililerden bu bina inşaatı işyerlerinden dolayı Kuruma borçlarının bulunmadığına dair Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi zorunludur. Anılan fıkrada işverenden denmemiş, ilgililer sözcüğüne yer verilmiş olduğuna göre, ruhsat isteyen, (işveren dışında) diğer bir kişi de olabilir. İlgili kişi, o binaya ait prim borçlarından sorumlu olduğu miktar konusunda gerekli irdeleme yapılarak, belirlenen borcu Kuruma ödediği takdirde ilgili kişiye de borcu yoktur belgesi verilebilir (R. Aslanköylü Sosyal Sigortalar Kanunu Yorumu 2. cilt s.y 1804 Ankara Ağustos 2004 Yetkin AŞ).
Somut olayda; davaya konu bağımsız bölümlere ilişkin yapılan asgari işçilik değerlendirmesinde ilgili kişi olan davacının prim borcu olduğunun anlaşılması karşısında ilişiksizlik belgesi verilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy