(5510 S. K. m. 4, Geç. m. 7) (506 S. K. m. 79) (YHGK. 26.02.2003 T. 2003/21-43 E. 2003/97 K.)
Dava: Davacı, davalıya ait işyerinde 2008 yılından 04.06.2010 tarihinde kadar aralıksız çalıştığını iddia ile bu tarihler arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 01.11.2008-04.06.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 538 gün çalıştığı halde bu çalışmasının 78 günlük kısmının davalı kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi V. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, isin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın, 5510 sayılı Kanunun 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yasama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temci insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu kapsamda, davacının çalışmalarını çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir.
Diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez.
Davaya konu somut olayda, Mahkemece 20.01.2009 tarihi sonrası bakımından yapılan tespit yerinde ise de, dosya arasında mevcut olan ve davacı tarafından imzalı olduğu anlaşılan şikayet dilekçesi içeriğine göre davacının kendi çalışma süresinin başlangıcını 20.01.2009 tarihi olarak beyan ettiği, bu beyanı ile dava dilekçesindeki beyanı arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Mahkemece davacıya bu dilekçede belirttiği tarih ile dava dilekçesi arasındaki çelişkinin nedeni sorularak çelişki giderilmeli ve davacının çalışmalarına ilişkin tüm delillere göre bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan S. A.'e iadesine, 12.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy