(5510 S. K. m. 96)
Dava: Davacı, 33.149,51 TL tutarındaki tahakkuk işleminin iptalini ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 3201 Sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma süresiyle birlikte 1.2.1992 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığı, kesin dönüş şartının yerine getirilmediğinden bahisle başlangıç tarihi itibarıyla iptal edilmiş ve 1.1.1998-30.4.2007 tarihleri arası dönem için 31.894,29 TL asıl ile, bunun 9.12.2009 hesap tarihine kadar işlemiş 34.357,40 TL faiz borcu olmak üzere toplam 66.251,69 TL borç tahakkuk ettirilmiştir. Bilahare 21.1.2010 mahsup tarihi itibarıyla, davacı sigortalının hak ettiği 33.102,18 TL birikmiş yaşlılık aylıklarından, önce anılan 31.894,29 TL kurumun asıl aylık alacağı düşülmüş, bakiye 1.207,89 TL ise, yukarda belirtilen işlemiş faiz alacağından mahsup edilmek suretiyle, davacı borcunun 33.149,51 TL olarak Kurum tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, dosya içerisindeki 5.5.2009 tarihli aylık değişiklik kararıyla, iptal edilen yaşlılık aylığının 21.8.2008 tarihi itibarıyla yeniden bağlanarak 21.8.2008-20.5.2009 arası döneme ait hak edilen 6.32.27 TL aylığa, bankaca iade edildiği bildirilen 6.106.61 TL aylık eklenmek suretiyle bulunan 12.138,88 TL davacı lehine birikmiş aylık alacağı belirlenirken; bilahare kesin dönüş tarihinin yeniden değerlendirilmesi suretiyle aylık başlangıcı 1.5.2007 olarak değiştirilmesi sonucu 1.5.2007-20.8.2009 tarihleri arası döneme ait 20.594,60 TL hak edilen aylık olmak üzere davacının toplam birikmiş aylık alacağı 33.102,18 TL olarak alınmıştır.
Mahkemece, hükme esas bilirkişi raporu gözetilerek, yersiz ödemelerin geri alınmasına dair 5510 Sayılı Kanunun 96. madde hükmü uyarınca, davalı Kurumun istirdada hakkı bulunduğu dönem 3.12.1999-3.12.2009 arası ve istirdada konu kurum alacağı ise aynı dönem için 30.429,68 TL alınmak suretiyle, kurum işlemleri yerinde bulunarak davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Şu halde yapılması gereken iş;
5510 Sayılı Kanunun 96. maddesi, alacağın yersiz ödemelere mahsubunu, en eski borçtan başlamak suretiyle borç aslına yapılıp, kalan borca yasal faiz uygulanacağını öngörmesi karşısında; öncelikle, davacı sigortalının 33.102,18 TL'lik kurum alacağının hangi dönemlere ve aylara dair olduğu, her bir dönem ve aylık tutarları ayrı ayrı denetime elverişli olacak şekilde davalı Kurumdan celbedilerek belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra, davacı sigortalının alacağını oluşturan tutarın, 21.1.2010 mahsup tarihine kadarki ay be ay işlemiş faizi alınacak faiz hesap raporuyla saptanmalı; keza davalı Kurumun istirdada hakkı bulunduğu aylıkların 21.1.2010 mahsup tarihine kadarki işlemiş faizi usulünce alınacak faiz hesap raporuyla belirlenmeli, böylece tarafların hak ve borçları karşılıklı olarak belirlendikten sonra, yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy