(5510 S. K. m. 101, 106) (1479 S. K. m. 70) (506 S. K. m. 134) (4857 S. K. m. 4)
Dava: Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Defne Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanunla kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106 ncı maddesiyle mülga 1479 sayılı Kanun'un 70. ve mülga 506 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 101 inci maddesinde de, bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacının 2003 yılı Haziran ayından 2011 yılı Mart ayına kadar davalılar murisi N. K.'ın evinde, evin bütün işlerinin yapılması ve N. K.'ın hasta olması nedeniyle bakımına ara vermeksizin kesintisiz, ücretli ve sürekli çalıştığını, ancak çalışmasının kuruma bildirilmediğini iddia ettiği; davacının talebinin sosyal güvenlik hakkına ilişkin hizmet tespiti davası olduğu, İş Kanunu'ndan kaynaklanan bir uyuşmazlığın dava konusu yapılmadığı, iş mahkemesinin görevli olduğu ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dava konusu uyuşmazlıkta uygulama yeri olmayan 4857 sayılı Yasanın 4/e maddesinden söz edilerek Borçlar Kanunu'nun hizmet aktine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle genel mahkemelerin görevli olduğu sonucuna varılarak görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy