(5510 S. K. Geç. m. 1) (506 S. K. m. 53, 68, 109)
Dava: Davacı, maluliyeti nedeniyle sigortalı annesinden ölüm aylığı tahsisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hasan Özcan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Öngördüğü istisnalar dışında 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun, Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri başlıklı geçici 1 inci maddesindeki; 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır. düzenlemesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 68 inci maddesidir.
Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken vefat eden sigortalının oğlu olan davacı, malul olduğu gerekçesiyle ölüm aylığı bağlanması istemiyle 04.12.2003 tarihinde Kuruma başvuruda bulunmuş, ancak, istemi çalışamayacak derecede malul olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun davacının çalışamayacak derecede malul olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun da, davacının çalışma gücü kaybının %40,2 olduğunu bildirmesi sonrası, mahkemece eldeki davanın reddine karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın malullükle ilgili 53 üncü maddesinde, çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirenlerin malul sayılacağı hükme bağlanmış iken, ölüm aylığıyla ilgili 68/1-C maddesinde, çalışamayacak durumda malul olan çocuklara ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca, söz konusu maddeye göre aylık bağlanması için aldırılacak raporda aranması gereken husus çalışamayacak durumda malul olmaktır. Anılan maddelere göre hangi hallerde çocukların çalışamayacak durumda malul sayılacakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasına dayanılarak çıkarılan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğündeki esaslara göre tespit olunur.
Davacı hakkında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen 11.01.2008 tarihli raporda, çalışamayacak derecede malul sayılamayacağının bildirildiği halde, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 16.04.2012 tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücünü %40,2 oranında kaybettiğinin bildirilmesi karşısında; 506 sayılı Yasanın 109 uncu maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda, öncelikle, ilgili ihtisas dairesinden anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde davacının çalışamayacak durumda malul olup olmadığı yönünde rapor alınarak, raporlar arası çelişki bulunması halinde, üst düzeydeki bu kuruluşlar arasındaki görüş farklılığının, Adli Tıp Genel kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy