(2918 S. K. m. 98) (6111 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan Eureko Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatının tüm, davalı sigorta şirketi avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) a) Dava; 30.8.2007 tarihli trafik kazası sonucu iş göremez durum giren kurum sigortalısı R. K.'a yapılan tedavi masrafı ve ödenen geçici iş göremez ödeneğinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu somut olayın; 30.8.2007 günü davalı T. D.'un yönetimindeki minibüs ile; dava dışı R. C.'ın yönetimindeki özel aracın çarpışması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır.
7.12.2012 tarihli raporda, R. Ç. %70, T. D. %30 oranında kusurlu bulunmuş, mahkemece; söz konusu kusur raporu hükme esas alınmış olmasına rağmen olayda davalı T. D.'un %30 oranında kusur karşılığı sorumlu olduğu miktar belirlenerek takibin bu miktar açısından devamına, sorumlu olmadığı miktar açısından ise iptaline karar verilmemesi,
b) Yasa Koyucu tarafından, 25.2.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 13.2.2011 tarih 6111 Sayılı Kanunun 59. maddesiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklikle trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı esası getirilmiştir.
6111 Sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesiyle de, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, yine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.
Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması sebebiyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Yasayla getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleteni ve sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçe limiti kapsamında kalan tedavi giderleri sebebiyle sorumlulukları sona erecektir. Sigorta sözleşmesinin sağladığı teminattan yararlanmayanlar bu haktan yararlanamazlar. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.
Davacı kurum tarafından sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin de takip konusu yapıldığı anlaşılmakla yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirme yapılmamış olması,
c) Davalılardan sigorta şirketi tarafından ödeme iddiasında bulunulduğu anlaşılmakla bu iddia doğrultusunda araştırma yapılmamış olması isabetsizdir.
Mahkemece, açıklanan tüm bu maddi ve hukuki olgulara göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı sigorta şirketi avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm temyiz edenin sıfatına göre bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalı sigorta şirketine iadesine, 31.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy