(506 S. K. m. 60)
Dava ve Karar: Dava, isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Alparslan Koçak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesinde yaşlılık aylığından yararlanma koşulları düzenlenmiştir. Sigortalıya, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için kural olarak maddede belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek, işten ayrılmak ve talepte bulunmak gerekir.
Davacı kadının sigorta başlangıç tarihi 01.12.1973 olup, 08.09.1999 tarihi itibariyle 18 yıldan fazla sigortalılık süresi bulunduğundan, 506 sayılı Kanunun Geçici 81/A maddesi uyarınca yaşlılık aylığı koşulları bakımından 506 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesinin 4447 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki (A-b) bendi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre, davacı yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için 15 yıl sigortalılık, 50 yaş ve 3600 prim gün sayısı koşullarını yerine getirmelidir. Davacının 15 yıldan fazla sigortalılığı bulunduğu ve tahsis talebinde bulunduğu 30.06.2010 tarihi itibariyle 51 yaşını ikmal ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; dosya kapsamından doğum borçlanması, zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık olmak üzere toplam 3187 gün prim gün sayısı belirlenebilmektedir. Oysa davacının Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılığı da olduğu iddia edildiğinden bu sürenin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ile yaşlılık aylığı tahsis koşullarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.05.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy