(3713 S. K. m. 21) (2330 S. K. m. 4, 6) (5434 S. K. Ek. m. 79) (2577 S. K. m. 54)
İstemin Özeti: Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nin davanın kabulü yolunda verilen 20/03/2015 tarih ve E:2013/2204, K:2015/391 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ….
Düşüncesi: İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının bozulması, manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi'nde 13/09/2012 tarihinde bölücü terör örgütü ile çıkan çatışma sonucunda görevi başında şehit olması nedeniyle hayatını kaybeden .......ın mirasçıları olan davacılar tarafından, .......ın görevi esnasında ve kamu hizmeti ifa etmekteyken öldürülmesi nedeniyle; murisin desteğinden yoksun kaldıkları ve murisi erken yaşta kaybetmelerinden dolayı büyük üzüntü içinde bulundukları belirtilerek söz konusu zararın davalı idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesince tazmin edilmesi gerektiğinden bahisle şehit olan polis memurunun eşi ....... için 6.752,24 TL (5.652,24 TL'si ıslah edilmek suretiyle) maddi ve 50.000,00 TL manevi, oğlu ....... için 39.954,28 TL (38.954,28 TL'si ıslah edilmek suretiyle) maddi ve 50.000,00 TL manevi, kızı ....... için 58.389,38 TL (57.389,38 TL'si ıslah edilmek suretiyle) maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam105.095,90 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nce; Viranşehir İlçesi'nde 13/09/2012 tarihinde bölücü terör örgütü ile çıkan çatışma sonucunda görevi başında şehit olması nedeniyle hayatını kaybeden .......ın murisleri olan davacıların, destekten yoksun kalma şeklinde oluşan maddi zararlarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüyle, davacılardan ....... için 6.752,24 TL, ....... için 39.954,28 TL, ....... için 58.389,38 TL maddi zarar ile davacıların her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 105.095,90 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, maddi ve manevi tazminatın kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
Kararın maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin incelenmesi,
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Malul olanlarla aylığa müstehak dul ve yetimlere yardım" başlıklı 21. maddesinde, "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir." hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun ''Aylık bağlanması'' başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın, uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacıların eş ve babaları olan .......’ın polis memuru iken uğramış olduğu terörist saldırıda şehit olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre davacılara, ölenin görevdeki emsali polis memurunun maaşından az olmamak kaydıyla, bir başka ifade ile görevdeki emsali polis memurunun görev aylığı kadar vazife malullüğü aylığı bağlandığı; ayrıca davacılara 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 30 yıl hizmet yapılmış gibi emekli ikramiyesi ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 79. maddesi uyarınca ek ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacıların aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, 3713, 2330 ve 5434 sayılı Kanunlar uyarınca davacıya yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alınarak davanın maddi tazminata ilişkin kısmının tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Kararın manevi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin incelenmesi,
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Bu durumda, olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alınarak, davacıların olay nedeniyle duymuş olduğu elem ve üzüntüyü kısmen de olsa giderecek bir tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, davacıların duyduğu acı ve elemin bir ölçüde de olsa giderilebilmesi için olayın gelişimi, sonucu, davacıların yaşı, evlilik durumları dikkate alınarak, davacıların her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiş olup, temyize konu Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin bölümünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin maddi tazminatın kabulüne yönelik temyiz isteminin kabulü, manevi tazminatın kabulüne yönelik temyiz isteminin ise reddiyle, Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nin 20/03/2015 tarih ve E:2013/2204, K:2015/391 sayılı kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)