Mahkemesi : İzmir 9. İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili ve davalılardan şirket vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı Kurum vekili ve davalılardan şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Dava, 06.03.2008 tarihinde meydana gelen ve Kurum sigortalısının % 43,20 oranında sürekli işgöremezliği ile sonuçlanan iş kazası nedeniyle, sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderinden oluşan toplam 88.925,94 TL Kurum zararından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 8.892,58 TL’ nın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
II- CEVAP:
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin iş güvenliği eğitimlerini yasaya uygun şekilde verdiğini ve işçilerin tüp ekipmanlarını sağladığını, kazanın tamamen sigortalı işçinin tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları sonucu meydana geldiğini, zarar görenin kusuruyla illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle Kurumun müvekkili şirketten rücuen tazminat talebinde bulunmasının haksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, "Davalı ... Belediyesi Hakkında açılan davanın adı geçen davalının kusursuz olması nedeniyle reddine,
Davalı ... Müh. İnş San ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulüne,
8.429,97 TL PSDG’nin gelir bağlama kararının onay tarihinden, 82,74 TL geçici iş görmezlik ödeneğinin sarf ve ödeme tarihinden, 379,87 TL tedavi giderinin sarf ve ödeme tarihinden yasal faizi ile birlikte ... Müh. İnş San ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı Kurum vekili, sigortalı işçiye, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verilmediğini ve bu sebeple yükümlülüklerini bilmemesi sebebiyle kendisine herhangi bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davalılara atfedilen kusur oranlarının eksik olduğunu ve bu orana itirazlarının değerlendirilmeksizin eksik inceleme sonucu verilen ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran şirket vekili, müvekkilinin iş sağığı ve güvenliği konusunda tüm önlemleri aldığını ve özen gösterdiğini, olayın tamamen işçinin kendi kusuru sonucu meydana geldiğini beyanla usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B- BAM KARARI
“İzmir 9. İş Mahkemesi'nden verilen 04/12/2017 tarih, 2016/457 Esas ve 2017/454 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, " karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum ve davalı şirket vekillerince istinaf nedenleri tekrarlanarak Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması talep edilmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 06.03.2008 tarihinde meydana gelen ve Kurum sigortalısının % 43,20 oranında sürekli işgöremezliği ile sonuçlanan iş kazası nedeniyle, sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderinden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanununun 26. maddesidir. Anılan madde uyarınca Kurumun rücu alacağından sorumluluk ancak kusurun varlığı halinde mümkündür.
Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.
Somut olayda, yapılan yargılama sonucunda davalılardan işveren ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin % 50, sigortalının % 50 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı ...’nın kusurunun bulunmadığı kabul edilerek, karar verilmiştir. Mahkemece davayla ilgili bir kusur raporu alındığı, dosyada mevcut, kaza nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi tarafından hazırlanan 30.05.2008 tarihli raporda sigortalının % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, işveren şirkete kusur verilmediği, sigortalı tarafından açılan tazminat davasında alınan kusur raporunda ise işveren şirketin % 70, sigortalının % 30 oranında kusurlu bulunduğu görülmekle; Mahkemece davalı ... yönünden
yapılan tespit yerinde ise de işveren şirket ve sigortalı yönünden dosyada mevcut raporlarda belirlenen kusur oranları arasında uyum olmadığı, Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi Raporunda belirlenen kusur oranı dikkate alındığında baskın kusurun değiştiği ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Kusur raporlarının, olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun, 4857 sayılı Kanunun 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2. vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı kanunun 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; İhlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun kusur raporu alınarak ve dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek elde edilecek sonucu göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, temyiz edenlerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının HMK.’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy