(6100 S. K. m. 297)
Dava ve Karar: Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1) DAVACININ İSTEMİ:
Dava, davacının Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin başvuru tarihi olan Kasım 2015 yılından itibaren evlendiği 19/04/2017 tarihine kadar yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2) DAVALILARIN CEVABI:
Davalı ... tarafından Kurum işleminin yerinde olduğu özetle belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
3) MAHKEME KARARI
A) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk Derece Mahkemesince, “davanın kabulü ile davacının yetim aylığı bağlanması için kuruma başvurduğu 2015 Kasım ayından itibaren 19/04/2017 tarihleri arasında hak kazandığı yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
B) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince “davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
4) TEMYİZ TALEBİ:
Davalı ... vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıkça hukuka aykırı olduğu, Kurumun iş bu dava ile konuya vakıf olduğu, dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
5) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
Dosyadaki belgelerden 01/02/1967 doğum tarihli davacının 15/07/2015 tarihinde eski eşi ...’dan boşandığı, davacının babasının 16/05/2000 tarihinde vefat etmiş olduğu, 20/11/2015 tarihli dilekçe ile müteveffa sigortalı babasına ait Bağ-Kur tahsis dosyası üzerinden tahsis talebinde bulunduğu, Kurum tarafından muvazaalı boşanma ve gelir tepsitine yönelik devam eden araştırmalar nedeniyle ve henüz sonuçlandırılmış bir denetmen raporu bulunmadığından davacının talebi hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, eldeki davanın 23/11/2016 tarihinde açıldığı, davacının yargılama esnasında 19/04/2017 tarihinde ... ile evlendiği, Kurumun 07/03/2018 tarihli işlemi ile davacıya “20/11/2015 tarihli tahsis talebine istinaden gelir tespiti için araştırma istenmesine karşılık Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22/09/2016 tarih ve 5040387 sayılı genel yazısı gereği genel tespit işlemleri sonlandırıldığından 01/10/2016 tarihinde gelire dahil edildiği, gelir tespiti sonucu hak sahibi lehine olumlu sonuçlandırıldığı takdirde talep tarihi düzeltmesi işlemi yapılacağı” bildirilmiş olup bu tarihe kadar birikmiş aylık tutarı olan 4.935,39-TL nin davacı hesabına yatırıldığı, davacı tarafından da bu tutarın 31/05/2018 tarihinde bankadan çekildiği, 31/05/2018 tarihli davacı vekilinin yazılı beyanı ile “Kurum tarafından 01/10/2016 tarihine kadar kısmi ödemede bulunulduğu belirtilerek davalarının kabulüne karar verilmesi”, 09/04/2018 tarihli son celsede yine davacı vekilinin beyanı ile “Kasım 2015 tarihinden evlendiği tarih olan 19/04/2017 tarihleri arasında hak ettiği yetim aylıklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi”nin mahkemeden talep olunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda her dava açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirileceğinden eldeki davanın açılma tarihi olan 23/11/2016 tarihinden sonraki bir tarih olan “19/04/2017 tarihine kadar hak kazandığı yetim aylıklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi” hatalı olmuştur. Bu itibarla, davacıya yargılama esnasında ölüm aylığının da bağlanmış olduğu gözetilerek davanın konusuz kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2021 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)